Büyük Dil Modeli Tarafından Üretilen Metin
18
Teba-i Osmaniye’den olup da Devlet-i Aliye aleyhinde muharebeye sebebiyet vermek maksadıyla ecnebi bir devlete dehalet eden kimse beş seneden aşağı olmamak üzere muvakkaten ve eğer bu dehalet harbin zuhurunu müntic olursa müebbeden küreğe konulur.
İlan-ı harbden mukaddem ecnebi bir devletin hizmet-i harbiyesinde müstahdem bir Osmanlı ilan-ı harbden sonra düşmanın kuvve-i harbiyesinde kalır ise muvakkaten küreğe konulur.
İşbu fasılda zikr ve beyan olunan cinayat ve cünhalar için muayyen olan mücazat bunlara cür’et eden ecnebilere dahi şamildir ve esna-yı harbde bu cinayet ve cünhaları icra eyleyen teba-i ecnebiye haklarında dahi usul ve adet-i harbe göre hüküm ve muamele olunur.
Devlet-i Aliye’nin menafii için düvel-i saireden hafi tutulması mukarrer olan mevad-ı mühimmeye ve buna mümasil malumat-ı resmiyeye ve esasiyeye vakıf olup da düvel-i müşarünileyhim memurlarından birine malumat verenler veyahut umuma neşr ve ilan edenler Devlet-i Aliye’nin hükümat-ı saire ile olan hukuk ve münasebatını havi senedat ve mukavelenamelerini imha veya tağyir veyahut taklid ederek hukuk-ı mezkûreyi ihlal eyleyenler iki seneden akall olmamak üzere hapse konulur.
Canib-i Devlet-i Aliye’den memur-ı icrası olduğu bir maslahatı düşman memurlarıyla bilittifak kasden devlete muzır bir surete koyanlar üç sene küreğe konulur ve esbab-ı muhaffefe bulunduğu halde altı ay hapis cezası hükm olunur.
Fi gurre-i Muharrem sene 298 ve fi 22 Teşrin-i Sani sene 96
( Talim-i Usul-i Tahlif )
Müdde-i aleyhe yemin verilmek lazım geldiği halde davanın rüyet olunduğu mahkemede yakhud mahkeme tarafından gönderilen naib huzurunda hasmı dahi hazır olduğu halde yemin ettirilir.
Şöyle ki hakim yakhud naibi meseleyi tasvir ederek bu hususa yemin eder misin deyu müdde-i aleyhden sual edip o dahi evet ederim dedikten sonra yeminin şekil ve keyfiyetini tasvir ederek Mecelle-i Ahkam-ı Adliye’nin bin yediyüz kırk dördüncü maddesi hükmünce ( Vallahi ) deyu Allah Teala hazretlerinin ismine kasem ettirir. Vallahi yerinde ( Billahi ) yakhud ( Tallahi ) denilmek dahi caiz olur. Farsça ( Be-Huda sevkend mi-horem ) ve Türkçe ( Allahım and içerim ) tabirleri dahi yemindir.
Teba-i Osmaniye’den olup da Devlet-i Aliye aleyhinde muharebeye sebebiyet vermek maksadıyla ecnebi bir devlete dehalet eden kimse beş seneden aşağı olmamak üzere muvakkaten ve eğer bu dehalet harbin zuhurunu müntic olursa müebbeden küreğe konulur.
İlan-ı harbden mukaddem ecnebi bir devletin hizmet-i harbiyesinde müstahdem bir Osmanlı ilan-ı harbden sonra düşmanın kuvve-i harbiyesinde kalır ise muvakkaten küreğe konulur.
İşbu fasılda zikr ve beyan olunan cinayat ve cünhalar için muayyen olan mücazat bunlara cür’et eden ecnebilere dahi şamildir ve esna-yı harbde bu cinayet ve cünhaları icra eyleyen teba-i ecnebiye haklarında dahi usul ve adet-i harbe göre hüküm ve muamele olunur.
Devlet-i Aliye’nin menafii için düvel-i saireden hafi tutulması mukarrer olan mevad-ı mühimmeye ve buna mümasil malumat-ı resmiyeye ve esasiyeye vakıf olup da düvel-i müşarünileyhim memurlarından birine malumat verenler veyahut umuma neşr ve ilan edenler Devlet-i Aliye’nin hükümat-ı saire ile olan hukuk ve münasebatını havi senedat ve mukavelenamelerini imha veya tağyir veyahut taklid ederek hukuk-ı mezkûreyi ihlal eyleyenler iki seneden akall olmamak üzere hapse konulur.
Canib-i Devlet-i Aliye’den memur-ı icrası olduğu bir maslahatı düşman memurlarıyla bilittifak kasden devlete muzır bir surete koyanlar üç sene küreğe konulur ve esbab-ı muhaffefe bulunduğu halde altı ay hapis cezası hükm olunur.
Fi gurre-i Muharrem sene 298 ve fi 22 Teşrin-i Sani sene 96
( Talim-i Usul-i Tahlif )
Müdde-i aleyhe yemin verilmek lazım geldiği halde davanın rüyet olunduğu mahkemede yakhud mahkeme tarafından gönderilen naib huzurunda hasmı dahi hazır olduğu halde yemin ettirilir.
Şöyle ki hakim yakhud naibi meseleyi tasvir ederek bu hususa yemin eder misin deyu müdde-i aleyhden sual edip o dahi evet ederim dedikten sonra yeminin şekil ve keyfiyetini tasvir ederek Mecelle-i Ahkam-ı Adliye’nin bin yediyüz kırk dördüncü maddesi hükmünce ( Vallahi ) deyu Allah Teala hazretlerinin ismine kasem ettirir. Vallahi yerinde ( Billahi ) yakhud ( Tallahi ) denilmek dahi caiz olur. Farsça ( Be-Huda sevkend mi-horem ) ve Türkçe ( Allahım and içerim ) tabirleri dahi yemindir.