Büyük Dil Modeli Tarafından Üretilen Metin
21
Edübde isbatından izhar-ı acz ile müteveffanın varisine yemin ettirmek istedikde hakim anı adem-i ilme tahlif eder şöyle ki (Vallahi ben murisin bu ademe o kadar guruş borcu olduğunu bilmem) deyu yemin ettirir.
Suret-i uhra
Müddei falan kimesne hayatda iken falan tarihde benden şu kadar guruş istikraz ile umuruna sarf edüb hala hakkım olmağla terekesinden isterim deyu dava ve lede’l-inkar isbatdan izhar-ı acz edübde müteveffanın varisine yemin ettirmek istedikde varis eğer murisinin aña borcu olduğunu inkar eder ise hakim aña (Vallahi murisin bu ademe o kadar borcu olduğunu bilmem) deyu yemin ettirir.
Ve eğer istikrazı inkar eder ise hakim aña (Vallahi murisin bu ademden o kadar guruş istikraz ettiğini bilmem) deyu yemin ettirir.
Diğer suret
Bir adem bir şahsden iştira eylediği akarı diğer kimesne o akarı daha evvel ben o şahsden iştira etmiş idim deyu dava edübde isbat edemediği cihetle o ademe yemin ettirmek istedikde hakim o ademi adem-i ilme yani kendisinden evvel bu akarı o kimesnenin iştira eylemiş olduğunu bildiğine tahlif eder şöyle ki (Vallahi ben bu ademin bu akarı benden evvel o şahsden satun aldığını bilmem) deyu yemin ettirir.
Balada mezkur olan suretler hep müddeinin talebi üzerine verilen yeminlere misaldir amma müddeinin talebi olmaksızın hakim tarafından yemin verilen suretler Mecelle-i Ahkam-ı Adliye’nin bin yedi yüz kırk altıncı maddesinde mestur olmağla anlardan bahse hacet görülmemiştir.
Vilayat devair-i adliyesinde usul-i idare-i maliye ve hesabiyeye dair
Talimatdır
( Birinci fasıl mevad-ı umumiye )
Birinci madde: Umur-ı maliye ve hesabiye-i adliyenin suret-i idare ve icra-yı teferruat-ı umumiyesi tarifat-ı âtiye vechile hareket olunmak üzere vilayatda müddei-i umumi ve elviyede müddei-i umumi muavinleriyle kazalarda bidayet mahkemeleri birinci katiblerine tevdi ve havale kılınmıştır.
Edübde isbatından izhar-ı acz ile müteveffanın varisine yemin ettirmek istedikde hakim anı adem-i ilme tahlif eder şöyle ki (Vallahi ben murisin bu ademe o kadar guruş borcu olduğunu bilmem) deyu yemin ettirir.
Suret-i uhra
Müddei falan kimesne hayatda iken falan tarihde benden şu kadar guruş istikraz ile umuruna sarf edüb hala hakkım olmağla terekesinden isterim deyu dava ve lede’l-inkar isbatdan izhar-ı acz edübde müteveffanın varisine yemin ettirmek istedikde varis eğer murisinin aña borcu olduğunu inkar eder ise hakim aña (Vallahi murisin bu ademe o kadar borcu olduğunu bilmem) deyu yemin ettirir.
Ve eğer istikrazı inkar eder ise hakim aña (Vallahi murisin bu ademden o kadar guruş istikraz ettiğini bilmem) deyu yemin ettirir.
Diğer suret
Bir adem bir şahsden iştira eylediği akarı diğer kimesne o akarı daha evvel ben o şahsden iştira etmiş idim deyu dava edübde isbat edemediği cihetle o ademe yemin ettirmek istedikde hakim o ademi adem-i ilme yani kendisinden evvel bu akarı o kimesnenin iştira eylemiş olduğunu bildiğine tahlif eder şöyle ki (Vallahi ben bu ademin bu akarı benden evvel o şahsden satun aldığını bilmem) deyu yemin ettirir.
Balada mezkur olan suretler hep müddeinin talebi üzerine verilen yeminlere misaldir amma müddeinin talebi olmaksızın hakim tarafından yemin verilen suretler Mecelle-i Ahkam-ı Adliye’nin bin yedi yüz kırk altıncı maddesinde mestur olmağla anlardan bahse hacet görülmemiştir.
Vilayat devair-i adliyesinde usul-i idare-i maliye ve hesabiyeye dair
Talimatdır
( Birinci fasıl mevad-ı umumiye )
Birinci madde: Umur-ı maliye ve hesabiye-i adliyenin suret-i idare ve icra-yı teferruat-ı umumiyesi tarifat-ı âtiye vechile hareket olunmak üzere vilayatda müddei-i umumi ve elviyede müddei-i umumi muavinleriyle kazalarda bidayet mahkemeleri birinci katiblerine tevdi ve havale kılınmıştır.