Büyük Dil Modeli Tarafından Üretilen Metin
129
ve ziraatçe ve sâir cihetle menfaati tahakkuk eden tuyûrun itlâfı vilâyetçe her vakit men edilebilecektir
Otuz yedinci madde Bıldırcın müstesnâ olmak üzere ökse ve ağ ve âlât-ı mütenevvia ve vesâit-i sâire ile küçük kuş saydı kat’iyyen memnûdur
Otuz sekizinci madde Şikârın memnû olduğu zamanlarda ve âlât-ı nâriye ve mevâdd-ı semmiye ile leylen sayd edenlerin av tüfenkile berâber olan av köpeği zabt olunduktan başka kendilerinden rub’ altunundan bir altununa kadar cezây-ı nakdî alınır fakat hayvanât-ı mudırra sayd edenler bu hükümden müstesnâdır
Otuz dokuzuncu madde Şehir ve kasabât derûnunda ve mesîrelerde ve memleket bağçelerinde sayd ve şikâr külliyen memnûdur
Kırkıncı madde Mevsim-i şikârın hitâmından sonra şikâr fürûhtu dahi memnûdur memnûiyet zamânında urulmuş av satan ve iştirâ eden ve gezdiren ve nakl eyleyenlerden bir altunundan beş altununa kadar cezây-ı nakdî alınır
Kırk birinci madde Gerek şikârın mübâh ve gerek memnû olduğu zamanlarda avcılardan biri arslan ve kaplan ve porsuk ve kurd ve ayı ve yaban domuzu ve vilâyetçe sûret-i mahsûsada ta’yîn olunacak sâir hayvanât-ı mudırrayı mahv ve telef eder ve sûret-i mahvını dahi isbât eyler ise şikâr o avcıya terk olunduktan sonra evvelce kendisinden alınmış olan tezkere harcı dahi mükâfâten tarafına reddolunur
Kırk ikinci madde Çiftlikât ve arâzî-i sâire ashâbı mutasarrıf oldukları arâzîde sayd ve şikâr hakkını dilediği sûretde âhara îcâr edebilir
Kırk üçüncü madde Hâne ve meskene muttasıl olarak divar ve çit ile ve sâir sûretle arâzî-i mücâvireden tefrîk edilmiş olan arâzîde gerek ashâbı ve gerek bunların me’zûn eyledikleri eşhâs ruhsat tezkeresi istihsâline hâcet olmaksızın zamân-ı memnûiyetden mâadâ her vakit olur ise olsun avcılık etmek salâhiyetini hâizdirler
Kırk dördüncü madde Ashâbının muvâfakatini istihsâl olunmaksızın âharın arâzîsinde avcılık edenlerden ve sülün ve keklik yumurta ve kuluçkalarını alan veyâhud bozanlardan bir yirmilik mecîdîden beş mecîdîye kadar cezây-ı nakdî alınır ve îkâ’...
17
ve ziraatçe ve sâir cihetle menfaati tahakkuk eden tuyûrun itlâfı vilâyetçe her vakit men edilebilecektir
Otuz yedinci madde Bıldırcın müstesnâ olmak üzere ökse ve ağ ve âlât-ı mütenevvia ve vesâit-i sâire ile küçük kuş saydı kat’iyyen memnûdur
Otuz sekizinci madde Şikârın memnû olduğu zamanlarda ve âlât-ı nâriye ve mevâdd-ı semmiye ile leylen sayd edenlerin av tüfenkile berâber olan av köpeği zabt olunduktan başka kendilerinden rub’ altunundan bir altununa kadar cezây-ı nakdî alınır fakat hayvanât-ı mudırra sayd edenler bu hükümden müstesnâdır
Otuz dokuzuncu madde Şehir ve kasabât derûnunda ve mesîrelerde ve memleket bağçelerinde sayd ve şikâr külliyen memnûdur
Kırkıncı madde Mevsim-i şikârın hitâmından sonra şikâr fürûhtu dahi memnûdur memnûiyet zamânında urulmuş av satan ve iştirâ eden ve gezdiren ve nakl eyleyenlerden bir altunundan beş altununa kadar cezây-ı nakdî alınır
Kırk birinci madde Gerek şikârın mübâh ve gerek memnû olduğu zamanlarda avcılardan biri arslan ve kaplan ve porsuk ve kurd ve ayı ve yaban domuzu ve vilâyetçe sûret-i mahsûsada ta’yîn olunacak sâir hayvanât-ı mudırrayı mahv ve telef eder ve sûret-i mahvını dahi isbât eyler ise şikâr o avcıya terk olunduktan sonra evvelce kendisinden alınmış olan tezkere harcı dahi mükâfâten tarafına reddolunur
Kırk ikinci madde Çiftlikât ve arâzî-i sâire ashâbı mutasarrıf oldukları arâzîde sayd ve şikâr hakkını dilediği sûretde âhara îcâr edebilir
Kırk üçüncü madde Hâne ve meskene muttasıl olarak divar ve çit ile ve sâir sûretle arâzî-i mücâvireden tefrîk edilmiş olan arâzîde gerek ashâbı ve gerek bunların me’zûn eyledikleri eşhâs ruhsat tezkeresi istihsâline hâcet olmaksızın zamân-ı memnûiyetden mâadâ her vakit olur ise olsun avcılık etmek salâhiyetini hâizdirler
Kırk dördüncü madde Ashâbının muvâfakatini istihsâl olunmaksızın âharın arâzîsinde avcılık edenlerden ve sülün ve keklik yumurta ve kuluçkalarını alan veyâhud bozanlardan bir yirmilik mecîdîden beş mecîdîye kadar cezây-ı nakdî alınır ve îkâ’...
17