Büyük Dil Modeli Tarafından Üretilen Metin
142
Aşariyesi yine madde-i mezkûre ahkâmına tevfîkan düyûnun tesviye-i takâsitine mahsûs ise rüsûm-ı mezkûrece icrâ olunabilecek bi’l-cümle ta’dîlât ve ıslâhâtı kararlaştırmağa Meclis-i İdâre’nin salâhiyeti olacakdır.
Madde-i sâbıkanın üçüncü ve dördüncü ve sekizinci fıkralarında beyân olunan vâridât (Gümrük, patenta ve tömbeki fazla-i vâridâtı) müstesnâ olmak üzere ashâb-ı tahvîlâta terk olunan mârü’z-zikr rüsûm ve inhisarların veyâhûd vâridât-ı sâirenin mikdâr-ı rüsûm veyâ usûl-i idârelerince icrâ olunacak sâir bi’l-cümle ta’dîlât ve ıslâhât içün Hükûmet-i Seniyye ile Meclis beyninde evvelce ittifâk husûlü lâzım gelir. Kezâlik madde-i sâbıkanın üçüncü ve dördüncü ve sekizinci fıkralarında musarrah vâridât müstesnâ olmak üzere terk olunan vâridâta müteallik ta’rife ve nizâmât ancak Hükûmet-i Seniyye ile Meclis beyninde bi’l-ittifâk ta’dîl olunabilir.
Hükûmet-i Seniyye Meclis tarafından bu bâbda kendisine arz olunacak teklîfâtın red veyâ kabûlü husûslarını nihâyet altı ay zarfında Meclise bildirmeyi taahhüd buyurur.
Hükûmet-i Seniyye rüsûm-ı sittenin şimdiki Meclisi tarafından damga rüsûmuna dâir kendisine arz olunan teklîfât hakkındaki karârını müddet-i kalîle zarfında neşr ve i’lân eyleyecekdir. Tütün ve tuz inhisarlarına gelince Hükûmet-i Seniyye bunları Reji tarîkiyle işletmek üzere mukâvelât akd olunmasına esâsen muhâlefet etmeyecekdir. Şu kadar ki bu maksada mebnî neşr olunacak tafsîlât hakkında ber-vech-i muharrer evvelce ittifâk husûlü lâzım gelir. Tütünün Reji tarîkiyle işletilmesinden hâsıl olabilecek temettu’ alâkadârân beyninde ta’yîn edilecek şerâit mûcibince Hükûmet-i Seniyye ile ashâb-ı tahvîlât ve işletici kumpanya beyninde taksîm olunacakdır.
Eğer Hükûmet-i Seniyye ashâb-ı tahvîlâta terk olunan a’şâr ile sayd-ı mâhî ve müskirât rüsûmunu lağv etmek ister ise Meclis-i İdâre a’zâsının ekseriyyet-i mutlakası muvâfakatiyle ve rüsûm-ı mezkûreye muâdil dîger vâridât karşılık göstermek şartıyla buna salâhiyeti olacakdır.
Lağv olunacak vâridâtın melhûz olan tezâyüd ve terakkîsi karşılığının ta’yîni husûsunda nazar-ı i’tibâra alınacakdır.
( Şûrası )
Aşariyesi yine madde-i mezkûre ahkâmına tevfîkan düyûnun tesviye-i takâsitine mahsûs ise rüsûm-ı mezkûrece icrâ olunabilecek bi’l-cümle ta’dîlât ve ıslâhâtı kararlaştırmağa Meclis-i İdâre’nin salâhiyeti olacakdır.
Madde-i sâbıkanın üçüncü ve dördüncü ve sekizinci fıkralarında beyân olunan vâridât (Gümrük, patenta ve tömbeki fazla-i vâridâtı) müstesnâ olmak üzere ashâb-ı tahvîlâta terk olunan mârü’z-zikr rüsûm ve inhisarların veyâhûd vâridât-ı sâirenin mikdâr-ı rüsûm veyâ usûl-i idârelerince icrâ olunacak sâir bi’l-cümle ta’dîlât ve ıslâhât içün Hükûmet-i Seniyye ile Meclis beyninde evvelce ittifâk husûlü lâzım gelir. Kezâlik madde-i sâbıkanın üçüncü ve dördüncü ve sekizinci fıkralarında musarrah vâridât müstesnâ olmak üzere terk olunan vâridâta müteallik ta’rife ve nizâmât ancak Hükûmet-i Seniyye ile Meclis beyninde bi’l-ittifâk ta’dîl olunabilir.
Hükûmet-i Seniyye Meclis tarafından bu bâbda kendisine arz olunacak teklîfâtın red veyâ kabûlü husûslarını nihâyet altı ay zarfında Meclise bildirmeyi taahhüd buyurur.
Hükûmet-i Seniyye rüsûm-ı sittenin şimdiki Meclisi tarafından damga rüsûmuna dâir kendisine arz olunan teklîfât hakkındaki karârını müddet-i kalîle zarfında neşr ve i’lân eyleyecekdir. Tütün ve tuz inhisarlarına gelince Hükûmet-i Seniyye bunları Reji tarîkiyle işletmek üzere mukâvelât akd olunmasına esâsen muhâlefet etmeyecekdir. Şu kadar ki bu maksada mebnî neşr olunacak tafsîlât hakkında ber-vech-i muharrer evvelce ittifâk husûlü lâzım gelir. Tütünün Reji tarîkiyle işletilmesinden hâsıl olabilecek temettu’ alâkadârân beyninde ta’yîn edilecek şerâit mûcibince Hükûmet-i Seniyye ile ashâb-ı tahvîlât ve işletici kumpanya beyninde taksîm olunacakdır.
Eğer Hükûmet-i Seniyye ashâb-ı tahvîlâta terk olunan a’şâr ile sayd-ı mâhî ve müskirât rüsûmunu lağv etmek ister ise Meclis-i İdâre a’zâsının ekseriyyet-i mutlakası muvâfakatiyle ve rüsûm-ı mezkûreye muâdil dîger vâridât karşılık göstermek şartıyla buna salâhiyeti olacakdır.
Lağv olunacak vâridâtın melhûz olan tezâyüd ve terakkîsi karşılığının ta’yîni husûsunda nazar-ı i’tibâra alınacakdır.
( Şûrası )