Büyük Dil Modeli Tarafından Üretilen Metin
(83)
Me'mûrîn-i kadîme tekâüd ma'âşâtı nizâmnâmesi
Nezâreti tarafından başkaca icrâ olunub bunlar sandıkdan virilen ma'âşât ve mu'âmelât ve hesâbâtına karışdırılmayacakdır.
Yedinci Madde — Mahlûlâtdan tahsîs olunacak ma'âşlar târîh-i irâdeden i'tibâren i'tâ kılınacakdır.
Sekizinci Madde — Gerek işbu nizâmnâmenin târîh-i icrâsında mevcûd bulunan ve gerek bundan böyle vukû' bulacak olan mahlûlâtın erbâb-ı istihkâka sûret-i tevzî' ve tahsîsi âtîde muharrer kâideye tevfîk olunacakdır şöyle ki mahlûlât-ı vâkıanın nısfı beş yüz guruşa kadar virilecek olan ma'âşâta ve dîger nısfının yarısı beş yüzden bin guruşa kadar i'tâ idilecek olan ve kusûr bin guruşdan yukarı tahsîs kılınacak bulunan ma'âşâta i'tâ olunur ancak her kısım dâhilinde ma'âşların mikdârca azları çoklarına ve eytâm ve erâmil ma'âşları her hâlde yine o kısım dâhilindeki mütekâidîn ma'âşlarına takdîm kılınur ve mikdâran yekdiğerine müsâvî ma'âşlar zuhûrunda târîh-i istid'â nazar-ı i'tibâre alınur ve vukû' bulacak mahlûlât terâküm itdirilerek altı ayda bir kere bu kâideye tevfîkan icrâ-yı taksîmât idilür.
Dokuzuncu Madde — Mahlûlâtdan mâdde-i sâbıkada zikr olunan üç kısmın her birine isâbet idecek karşılığın hîn-i taksîminde fazlası kaldığı hâlde yine o kısımdan geriye kalanlara tahsîs olunacak ma'âşların karşılığı olmak üzere tevkîf olunur ve kifâyet itmez ise andan sonra vukû' bulacak mahlûlâtdan o kısım isâbet ideceğin karşılıkdan evvel be-evvel tahsîs kılınur.
Onuncu Madde — Doksan yedi senesi Kânûn-ı Evvelinden i'tibâren hazîne-i mâliyeden muhassas mütekâidîn-i kadîme ve eytâm ve erâmil ma'âşlarından vukû' bulacak mahlûlâtın mikdârı mâliye nezâretinden tekâüd sandığı nezâretine her ay âhirinde bildirilecekdir.
On Birinci Madde — Mahlûlâtın mikdârı hakkında her ay alınacak ma'lûmât üzerine tahsîsi lâzım gelen ma'âşâtın mazbataları bi't-tanzîm Şûrâ-yı Devlet'e irsâl ile oraca tasdîk olundukdan sonra buyuruldu-yı 'âlî üzerine ashâbına hazîne-i mâliyeden îfâ kılınacakdır.
On İkinci Madde — Mahlûlâtın mikdâr-ı muayyeninden fazla ve ilerude vukû'unda ta'lîkan kimseye ma'âş virilmez.
Me'mûrîn-i kadîme tekâüd ma'âşâtı nizâmnâmesi
Nezâreti tarafından başkaca icrâ olunub bunlar sandıkdan virilen ma'âşât ve mu'âmelât ve hesâbâtına karışdırılmayacakdır.
Yedinci Madde — Mahlûlâtdan tahsîs olunacak ma'âşlar târîh-i irâdeden i'tibâren i'tâ kılınacakdır.
Sekizinci Madde — Gerek işbu nizâmnâmenin târîh-i icrâsında mevcûd bulunan ve gerek bundan böyle vukû' bulacak olan mahlûlâtın erbâb-ı istihkâka sûret-i tevzî' ve tahsîsi âtîde muharrer kâideye tevfîk olunacakdır şöyle ki mahlûlât-ı vâkıanın nısfı beş yüz guruşa kadar virilecek olan ma'âşâta ve dîger nısfının yarısı beş yüzden bin guruşa kadar i'tâ idilecek olan ve kusûr bin guruşdan yukarı tahsîs kılınacak bulunan ma'âşâta i'tâ olunur ancak her kısım dâhilinde ma'âşların mikdârca azları çoklarına ve eytâm ve erâmil ma'âşları her hâlde yine o kısım dâhilindeki mütekâidîn ma'âşlarına takdîm kılınur ve mikdâran yekdiğerine müsâvî ma'âşlar zuhûrunda târîh-i istid'â nazar-ı i'tibâre alınur ve vukû' bulacak mahlûlât terâküm itdirilerek altı ayda bir kere bu kâideye tevfîkan icrâ-yı taksîmât idilür.
Dokuzuncu Madde — Mahlûlâtdan mâdde-i sâbıkada zikr olunan üç kısmın her birine isâbet idecek karşılığın hîn-i taksîminde fazlası kaldığı hâlde yine o kısımdan geriye kalanlara tahsîs olunacak ma'âşların karşılığı olmak üzere tevkîf olunur ve kifâyet itmez ise andan sonra vukû' bulacak mahlûlâtdan o kısım isâbet ideceğin karşılıkdan evvel be-evvel tahsîs kılınur.
Onuncu Madde — Doksan yedi senesi Kânûn-ı Evvelinden i'tibâren hazîne-i mâliyeden muhassas mütekâidîn-i kadîme ve eytâm ve erâmil ma'âşlarından vukû' bulacak mahlûlâtın mikdârı mâliye nezâretinden tekâüd sandığı nezâretine her ay âhirinde bildirilecekdir.
On Birinci Madde — Mahlûlâtın mikdârı hakkında her ay alınacak ma'lûmât üzerine tahsîsi lâzım gelen ma'âşâtın mazbataları bi't-tanzîm Şûrâ-yı Devlet'e irsâl ile oraca tasdîk olundukdan sonra buyuruldu-yı 'âlî üzerine ashâbına hazîne-i mâliyeden îfâ kılınacakdır.
On İkinci Madde — Mahlûlâtın mikdâr-ı muayyeninden fazla ve ilerude vukû'unda ta'lîkan kimseye ma'âş virilmez.