⚠️

Deneysel Transliterasyon (Orijinal kaynaklara danışınız!)

  • Burada görülen çıktı, büyük dil modeli tarafından üretilmiş ve herhangi bir düzeltmeden geçirilmeden, birebir yansıtılmıştır.
  • Bu metnin hatalar ve eksikler içermesi olasıdır. Sadece referans ve ön izleme amaçlı kullanılmalıdır. Daima birincil kaynaklara başvurunuz.
  • Düstur metni Kongre Kütüphanesi adresinden alınmıştır. (Turkey, and Abdülhamid Ii Collection. Düstur. [Istanbul: Matbaa-i Amire Ankara: Başbakanlık Basımevi, 1863] Periodical. https://www.loc.gov/item/ne62000951/.)
Page 580
Büyük Dil Modeli Tarafından Üretilen Metin
198

Rumeli-i Şarkî

ziraat sandıklarına mahsus olub kazalar mal sandıkları dairesinde
bulundurulacak olan timur kasalar derûnunda hıfz edilecektir.

Yirmi beşinci madde – Ziraat sandıkları me'murları umûr-ı me'mûrelerince mugayir-i nizâm
bir vaz'-ı hareketde bulunurlar veya tekâsül ve tesâmuh ederler ise sâir me'mûrîn-i vilâyet
haklarında muayyen olan muâmele-i te'dibiyeye aynen müstahak olacaklardır.

Altıncı Fasıl

( Ziraat sandıklarının ikrâzât-ı vâkıaları mukâvelâtına dâirdir )

Yirmi altıncı madde – Ziraat sandıklarının yalnız kâin oldukları mahaller dairesindeki
şehir ve karye cemâatlerinin ehl-i zirâı işbu sandıklardan akçe istikrâz etmek
salâhiyetini hâizdirler.

Yirmi yedinci madde – İkrâz edilecek akçe ihtiyacı olan kesâna ayrıca
ve münferiden verilmeyüb umûm cemâat nâmına akçe ikrâz ve i'tâsı câiz olamayacaktır.

Yirmi sekizinci madde – Ehl-i zirâdan birine ziraat sandığının ikrâz edeceği
akçenin hadd ve derecesi beş bin kuruşu tecâvüz edemeyecektir.

Yirmi dokuzuncu madde – Ziraat sandıklarından akçe istikrâz edecek olan
ehl-i zirâ alacakları akçeye mukâbil te'mînât olmak üzere istikrâzât-ı vâkıaları
mikdârının iki misline müsâvî kıymetde emvâl-i gayr-i menkûlelerini terhîn veyâ akçeyi te'diyeye
kudret-i mâliyesi olan bir kefili ibrâz ve irâeye mecburdurlar.
Kefelânın yerlü ahâlîden olmaları farzdır.

Otuzuncu madde – İstikrâzâtın zaman-ı te'diyesi va'desi müstakrizin talebine göre
ta'yîn olunur fakat mühlet üç aydan az ve nihâyet dört seneden ziyâde olamaz. Ma'a-
mâ-fîh şıkk-ı sânî vechile istikrâzın akdi hâlinde müstakrizler her sene nihâyetinde re'sü'l-mâlin
işleyecek güzeştesiyle berâber re'sü'l-mâlden bir rub'unu tesviye edecektir.
Fakat mezrûâtca kaht u galâ vukû bulacak olan senelerde müstakrizlerden ne re'sü'l-mâl
ve ne de güzeşte istenilmeyüb temdîd-i mühlet edilecektir.

( Otuz )