Büyük Dil Modeli Tarafından Üretilen Metin
96
On ikinci madde: İntihab kalemi aleyhinde veyahud hîn-i intihabda kalem-i mezkûr a’zâsından birisi hakkında itâle-i lisân eden veyahud mevki-i intihabda karışıklık zuhûruna sebeb olan veyahud umûr-ı intihâbiyenin cereyânına halel îrâs etdiren kimse bir aydan altı aya kadar habs olunur veyahud kendisinden iki yüzden iki bin guruşa kadar cezâ-yı nakdî alınır.
On üçüncü madde: Hîn-i intihâbâtda veyahud intihâbâtın icrâsından soñra ârânın tedkîkinden evvel ârâ-yı hafiyeye mahsûs olan sandığı kıran veyahud ahz ü zabt eden kimse bir seneden üç seneye kadar habs edilir.
On dördüncü madde: Eğer zikrolunan sandık intihab kalemi a’zâsı veyahud muhâfazasına me’mûr olan kimseler tarafından kırılır ise bunuñ tecâsürleri iki seneden beş seneye kadar habs ile kendilerinden iki biñden on biñ guruşa kadar cezâ-yı nakdî alınır.
On beşinci madde: Her intihab kalemi reîsi icrâ-yı intihâbâtı kânûnuñ ta’yîn eylediği sâatden soñra başlar veyahud evvel hitâm verir ise kendisinden beş yüz guruşdan iki biñ guruşa kadar cezâ-yı nakdî ahz olunur.
On altıncı madde: Yukarıki bendlerde beyân olunan mücâzât müntehib veyâ meb’ûs olmak hukûkunu ıskât edebilir ve şu ıskât-ı hukûk maddesi mücâzât-ı mezkûreyi ta’yîn eden hükm i’lâmına ilâve ve derc edilir herhâlde zikrolunan ıskât-ı hukûk bir seneden az ve altı seneden ziyâde olmaması lâzım gelecekdir.
On yedinci madde: İşbu kânûnda beyân ve tasrîh olunan cinâyâtıñ vukû’undan dolayı hükm verildikten soñra mahkûm olan taraf ile müddeî bulunan tarafdan biriniñ dîğer taraf aleyhinde tazmînât da’vâsına kıyâmı hâlinde dîğer tarafı mahkûm edebilir.
On sekizinci madde: Eğer bir me’mûr zikri sebkat eden cinâyât ile ithâm olundığı takdîrde hükûmetiñ re’yi munzam olmaksızın mahkeme ma’rifetiyle da’vâsına bakıla bilür.
On dokuzuncu madde: İşbu kânûnda beyân ve tasrîh olunan cinâyât usûl-i muhâkeme-i âdiye vâsıtasiyle ve derece-i ûlâda sancaklar mehâkim-i cezâiyesinde ve istînâfen derece-i sâniyede Dîvân-ı Âlî-i Muhâkemâtıñ cezâ kısmında rü’yet olunur.
Yirminci madde: Da’âvî-i intihâbiyeye müsta’cel nazariyle bakıldığından her kangı mahkemede rü’yet olunmakda ise o mahkemeniñ mesâlih-i sâiresine rüchân ve takdîmi bulunacakdır.
On ikinci madde: İntihab kalemi aleyhinde veyahud hîn-i intihabda kalem-i mezkûr a’zâsından birisi hakkında itâle-i lisân eden veyahud mevki-i intihabda karışıklık zuhûruna sebeb olan veyahud umûr-ı intihâbiyenin cereyânına halel îrâs etdiren kimse bir aydan altı aya kadar habs olunur veyahud kendisinden iki yüzden iki bin guruşa kadar cezâ-yı nakdî alınır.
On üçüncü madde: Hîn-i intihâbâtda veyahud intihâbâtın icrâsından soñra ârânın tedkîkinden evvel ârâ-yı hafiyeye mahsûs olan sandığı kıran veyahud ahz ü zabt eden kimse bir seneden üç seneye kadar habs edilir.
On dördüncü madde: Eğer zikrolunan sandık intihab kalemi a’zâsı veyahud muhâfazasına me’mûr olan kimseler tarafından kırılır ise bunuñ tecâsürleri iki seneden beş seneye kadar habs ile kendilerinden iki biñden on biñ guruşa kadar cezâ-yı nakdî alınır.
On beşinci madde: Her intihab kalemi reîsi icrâ-yı intihâbâtı kânûnuñ ta’yîn eylediği sâatden soñra başlar veyahud evvel hitâm verir ise kendisinden beş yüz guruşdan iki biñ guruşa kadar cezâ-yı nakdî ahz olunur.
On altıncı madde: Yukarıki bendlerde beyân olunan mücâzât müntehib veyâ meb’ûs olmak hukûkunu ıskât edebilir ve şu ıskât-ı hukûk maddesi mücâzât-ı mezkûreyi ta’yîn eden hükm i’lâmına ilâve ve derc edilir herhâlde zikrolunan ıskât-ı hukûk bir seneden az ve altı seneden ziyâde olmaması lâzım gelecekdir.
On yedinci madde: İşbu kânûnda beyân ve tasrîh olunan cinâyâtıñ vukû’undan dolayı hükm verildikten soñra mahkûm olan taraf ile müddeî bulunan tarafdan biriniñ dîğer taraf aleyhinde tazmînât da’vâsına kıyâmı hâlinde dîğer tarafı mahkûm edebilir.
On sekizinci madde: Eğer bir me’mûr zikri sebkat eden cinâyât ile ithâm olundığı takdîrde hükûmetiñ re’yi munzam olmaksızın mahkeme ma’rifetiyle da’vâsına bakıla bilür.
On dokuzuncu madde: İşbu kânûnda beyân ve tasrîh olunan cinâyât usûl-i muhâkeme-i âdiye vâsıtasiyle ve derece-i ûlâda sancaklar mehâkim-i cezâiyesinde ve istînâfen derece-i sâniyede Dîvân-ı Âlî-i Muhâkemâtıñ cezâ kısmında rü’yet olunur.
Yirminci madde: Da’âvî-i intihâbiyeye müsta’cel nazariyle bakıldığından her kangı mahkemede rü’yet olunmakda ise o mahkemeniñ mesâlih-i sâiresine rüchân ve takdîmi bulunacakdır.