Büyük Dil Modeli Tarafından Üretilen Metin
El-Gâzî
Zeyl-i Düstûr
(1)
Kavâim-i nakdiye ile olan müdâyenâta dâir fî 2 Ramazan sene 96
târîhinde neşr ve i‘lân olunan kararnâmeden emvâl-i
eytâmın istisnâsı hakkında madde-i mahsûsadır.
Eytâm sandıklarından kâime olarak idâne edilen mebâliğin ve kâime ile bey‘ olunub müşterî zimmetinde kalan semen-i mebî‘in hîn-i edâ ve akd-i bey‘de kâime ile altın ve gümüş sikke râyici her ne ise o hesâb üzere istîfâsı mukarrerdir.
İrâde-i Seniye târîhi fî 13 Rebîülevvel sene 98
***
İ‘lâmât-ı şer‘iyyenin isti’nâfı hakkında Mecelle Cemiyeti’nin mazbatası
Mahkûmun-aleyhler mehâkim-i şer‘iyyeden virilen i‘lâmların hükümlerini adem-i kabûl ile temyîz talebinde bulundukları hâlde ne yolda mu‘âmele olunmak lâzım geleceğine dâir ba‘zı tarafdan vukû‘ bulan istîzân-ı cenâb-ı meşîhat-penâhîlerine bi’l-vürûd havâle buyurulan tahrîrâta cevâb olmak üzere cem‘iyet-i âcizânemizden fî gurre-i Zilhicce sene 96 târîhiyle tanzîm olunan müzekkerede ( bir da‘vâ hakkında lâhik olan hükmün usûl-i meşrû‘asına muvâfık olmadığı mahkûmun-aleyh iddi‘â ve adem-i muvâfakat cihetini dahi beyân edüb de isti’nâf...
Zeyl-i Düstûr
(1)
Kavâim-i nakdiye ile olan müdâyenâta dâir fî 2 Ramazan sene 96
târîhinde neşr ve i‘lân olunan kararnâmeden emvâl-i
eytâmın istisnâsı hakkında madde-i mahsûsadır.
Eytâm sandıklarından kâime olarak idâne edilen mebâliğin ve kâime ile bey‘ olunub müşterî zimmetinde kalan semen-i mebî‘in hîn-i edâ ve akd-i bey‘de kâime ile altın ve gümüş sikke râyici her ne ise o hesâb üzere istîfâsı mukarrerdir.
İrâde-i Seniye târîhi fî 13 Rebîülevvel sene 98
***
İ‘lâmât-ı şer‘iyyenin isti’nâfı hakkında Mecelle Cemiyeti’nin mazbatası
Mahkûmun-aleyhler mehâkim-i şer‘iyyeden virilen i‘lâmların hükümlerini adem-i kabûl ile temyîz talebinde bulundukları hâlde ne yolda mu‘âmele olunmak lâzım geleceğine dâir ba‘zı tarafdan vukû‘ bulan istîzân-ı cenâb-ı meşîhat-penâhîlerine bi’l-vürûd havâle buyurulan tahrîrâta cevâb olmak üzere cem‘iyet-i âcizânemizden fî gurre-i Zilhicce sene 96 târîhiyle tanzîm olunan müzekkerede ( bir da‘vâ hakkında lâhik olan hükmün usûl-i meşrû‘asına muvâfık olmadığı mahkûmun-aleyh iddi‘â ve adem-i muvâfakat cihetini dahi beyân edüb de isti’nâf...