Büyük Dil Modeli Tarafından Üretilen Metin
186
Yetmiş dokuzuncu madde: Mahlûl olan arazi-i miriye ve mevkufeyi sâlifü’z-zikr iki maddede beyan olunduğu vechle fuzulî zabt ve ziraat ve hukuk-ı araziyi tamamıyla eda ve ifa eden kimesneden noksan-ı arz veyahut ecri misil namıyla bir şey alınamaz.
Sekseninci madde: Bir kimesne tasarrufunda olan tarlasını ekdikden sonra hakk-ı intikale nail veresesi olmaksızın fevt olub mâmûru ol tarlayı hakk-ı tapu sahibine yahu diğer talibine ihale ve tefvîz eylediği suretde ol tarlada yetişmiş olan mezruat-ı müteveffâ ve müteveffânın terekesinden ma‘dûd olub tarlayı alan kimesnenin ol mezruatı kaldırmağa veyahut ücret deyu vereseden bir nesne almağa selâhiyeti yokdur. Saky ve inbât ile hâsıl olan ot dahi mezruat-ı merkûme hükmündedir. Amma müteveffânın amelinin medhaliyeti olmaksızın hudâyî nâbit olan ot vereseye intikal eylemez.
Seksen birinci madde: Ba-tapu tasarruf olunan arazi-i miriye üzerine mâmûrunun izniyle muahharan mülk eşcâr ve kürûm gars olunarak ittihaz kılınmış olan bağ ve bahçenin ve ahdâs olunmuş olan mülk ebniyenin sahibi fevt oldukda ol eşcâr ve kürûm ve ebniye müteveffânın veresesine emlak-i saire gibi mevrûs oldukdan sonra eşcâr ve kürûm ve ebniye yerleri içün takdir olunan bedelden yalnız resm-i intikal misillü harc alınarak eşcâr ve kürûm ve ebniyeden hisse-i irsiyelerine göre ol yerler vereseye meccanen tefvîz kılınub defterhane-i amirede olan kayıdları bi’t-tashih der-dest bulunan senedlere hâmiş tahrir olunur (*)
(*) Tapu senedâtı hakkında fi 7 Şaban sene 86 tarihli talimatın üçüncü bendi icabınca işbu seksen birinci maddede muharrer (der-dest bulunan senedlere hâmiş tahrir olunur) fıkrasının hükmü münfesihtir.
Seksen ikinci madde: Ba-tapu tasarruf olunan arz-ı mirî üzerine ahdâs kılınmış olan mülk değirmen ve ağıl ve mandıra ve ebniye-i saire harab olub eser-i bina kalmadıktan sonra ol ebniyenin yeri müstahakk-ı tapu olur. Ebniye sahibi talib olur ise aña, talib olmaz ise âhara verilir. Fakat bu makule yerler mukaddemâ ebeveynden ya evladdan intikal edib veyahut sair suretle * ebniye *
Yetmiş dokuzuncu madde: Mahlûl olan arazi-i miriye ve mevkufeyi sâlifü’z-zikr iki maddede beyan olunduğu vechle fuzulî zabt ve ziraat ve hukuk-ı araziyi tamamıyla eda ve ifa eden kimesneden noksan-ı arz veyahut ecri misil namıyla bir şey alınamaz.
Sekseninci madde: Bir kimesne tasarrufunda olan tarlasını ekdikden sonra hakk-ı intikale nail veresesi olmaksızın fevt olub mâmûru ol tarlayı hakk-ı tapu sahibine yahu diğer talibine ihale ve tefvîz eylediği suretde ol tarlada yetişmiş olan mezruat-ı müteveffâ ve müteveffânın terekesinden ma‘dûd olub tarlayı alan kimesnenin ol mezruatı kaldırmağa veyahut ücret deyu vereseden bir nesne almağa selâhiyeti yokdur. Saky ve inbât ile hâsıl olan ot dahi mezruat-ı merkûme hükmündedir. Amma müteveffânın amelinin medhaliyeti olmaksızın hudâyî nâbit olan ot vereseye intikal eylemez.
Seksen birinci madde: Ba-tapu tasarruf olunan arazi-i miriye üzerine mâmûrunun izniyle muahharan mülk eşcâr ve kürûm gars olunarak ittihaz kılınmış olan bağ ve bahçenin ve ahdâs olunmuş olan mülk ebniyenin sahibi fevt oldukda ol eşcâr ve kürûm ve ebniye müteveffânın veresesine emlak-i saire gibi mevrûs oldukdan sonra eşcâr ve kürûm ve ebniye yerleri içün takdir olunan bedelden yalnız resm-i intikal misillü harc alınarak eşcâr ve kürûm ve ebniyeden hisse-i irsiyelerine göre ol yerler vereseye meccanen tefvîz kılınub defterhane-i amirede olan kayıdları bi’t-tashih der-dest bulunan senedlere hâmiş tahrir olunur (*)
(*) Tapu senedâtı hakkında fi 7 Şaban sene 86 tarihli talimatın üçüncü bendi icabınca işbu seksen birinci maddede muharrer (der-dest bulunan senedlere hâmiş tahrir olunur) fıkrasının hükmü münfesihtir.
Seksen ikinci madde: Ba-tapu tasarruf olunan arz-ı mirî üzerine ahdâs kılınmış olan mülk değirmen ve ağıl ve mandıra ve ebniye-i saire harab olub eser-i bina kalmadıktan sonra ol ebniyenin yeri müstahakk-ı tapu olur. Ebniye sahibi talib olur ise aña, talib olmaz ise âhara verilir. Fakat bu makule yerler mukaddemâ ebeveynden ya evladdan intikal edib veyahut sair suretle * ebniye *