Büyük Dil Modeli Tarafından Üretilen Metin
228
Ferâğ ve istiğlâliyle yalnız evlâda intikâlinde alınacak harcın rub‘u kemâ-yi esbak vakıfları kâtib ve câbîsine ve kusûru vakıflariçün hazîneye âid olub evlâddan mâ‘adâ vereseye intikâlinde alınacak harc tamâmıyla vakıflarına îrâd kayd olunmak üzre hazîneye teslîm olunacakdır.
Yedinci Madde: Hakk-ı intikâle nâil olan verese Dersaâdet’de ise nihâyet altı mâh ve taşralarda ise bir sene müddet içinde uhdesine intikâl edecek müsakkafat ve müstagellâtın asâleten veyâhud vekâleten usûl-i intikâliyesini icrâ etdirmekle mecbûr olacakdır.
Sekizinci Madde: Evkâf-ı müte‘addide ile mahlût olan müsakkafat ve müstagellât ashâbı kânûn-ı cedîde ittibâ‘ etmek istedigi hâlde her vakfın mahalli mesâha ve tahdîd olunarak kânûnun ta‘yîn eyledigi vakf dâhilinde bulunan mahallerin usûl-i cedîdeye tatbîkan senedi tanzîm olunacakdır ve bu misillü evkâf-ı müte‘addide ile mahlût olan müsakkafat ve müstagellâtın vakıfları gerek kâmilen kânûnun ta‘yîn eyledigi evkâfdan olsun ve gerek ba‘zısı evkâf-ı mezkûreden ve ba‘zısı dahi evkâf-ı meşrûtadan bulunsun müsakkafat ve müstagellât-ı mezkûrenin hey’et-i hâzırası üzerine takdîr olunacak kıymetinden her vakfın hissesine ne mikdâr şey isâbet eder ise aña göre her vakfın başka başka icâresi ta‘yîn olunacakdır.
Dokuzuncu Madde: Müşâ‘an ve müştereken tasarruf olunan müsakkafat ve müstagellât ashâbından biri kânûn-ı cedîde ittibâ‘ etmek isteyüb dîger müşterekleri muvâfakat etmedikleri hâlde bu misillü müsakkafat ve müstagellât-ı müşterekenin tefrîk ve taksîmi kâbil ise anın hissesi ifrâz ve tefrîk olunarak usûl-i cedîde üzre senedi tanzîm olunacak ve şâyed kâbil-i taksîm değil ise ol hâlde hisse-i şâi‘asıçün kânûnun ahkâmına tevfîkan sened-i cedîd i‘tâ kılınacakdır.
Onuncu Madde: Müsakkafat ve müstagellât-ı mezkûrenin bâlâda ta‘yîn olunan kâ‘ideye tevfîkan icâre-i mü’eccelesi ta‘yîn olundukdan soñra bunlardan muhterik ve yâ münhedim olanların yalnız arsalarına yeñiden takdîr olunacak kıymet üzerine icâre-i mezkûreden ne mikdâr şey isâbet eder ise anın ahz ve istîfâsıyla
( İktifâ )
Ferâğ ve istiğlâliyle yalnız evlâda intikâlinde alınacak harcın rub‘u kemâ-yi esbak vakıfları kâtib ve câbîsine ve kusûru vakıflariçün hazîneye âid olub evlâddan mâ‘adâ vereseye intikâlinde alınacak harc tamâmıyla vakıflarına îrâd kayd olunmak üzre hazîneye teslîm olunacakdır.
Yedinci Madde: Hakk-ı intikâle nâil olan verese Dersaâdet’de ise nihâyet altı mâh ve taşralarda ise bir sene müddet içinde uhdesine intikâl edecek müsakkafat ve müstagellâtın asâleten veyâhud vekâleten usûl-i intikâliyesini icrâ etdirmekle mecbûr olacakdır.
Sekizinci Madde: Evkâf-ı müte‘addide ile mahlût olan müsakkafat ve müstagellât ashâbı kânûn-ı cedîde ittibâ‘ etmek istedigi hâlde her vakfın mahalli mesâha ve tahdîd olunarak kânûnun ta‘yîn eyledigi vakf dâhilinde bulunan mahallerin usûl-i cedîdeye tatbîkan senedi tanzîm olunacakdır ve bu misillü evkâf-ı müte‘addide ile mahlût olan müsakkafat ve müstagellâtın vakıfları gerek kâmilen kânûnun ta‘yîn eyledigi evkâfdan olsun ve gerek ba‘zısı evkâf-ı mezkûreden ve ba‘zısı dahi evkâf-ı meşrûtadan bulunsun müsakkafat ve müstagellât-ı mezkûrenin hey’et-i hâzırası üzerine takdîr olunacak kıymetinden her vakfın hissesine ne mikdâr şey isâbet eder ise aña göre her vakfın başka başka icâresi ta‘yîn olunacakdır.
Dokuzuncu Madde: Müşâ‘an ve müştereken tasarruf olunan müsakkafat ve müstagellât ashâbından biri kânûn-ı cedîde ittibâ‘ etmek isteyüb dîger müşterekleri muvâfakat etmedikleri hâlde bu misillü müsakkafat ve müstagellât-ı müşterekenin tefrîk ve taksîmi kâbil ise anın hissesi ifrâz ve tefrîk olunarak usûl-i cedîde üzre senedi tanzîm olunacak ve şâyed kâbil-i taksîm değil ise ol hâlde hisse-i şâi‘asıçün kânûnun ahkâmına tevfîkan sened-i cedîd i‘tâ kılınacakdır.
Onuncu Madde: Müsakkafat ve müstagellât-ı mezkûrenin bâlâda ta‘yîn olunan kâ‘ideye tevfîkan icâre-i mü’eccelesi ta‘yîn olundukdan soñra bunlardan muhterik ve yâ münhedim olanların yalnız arsalarına yeñiden takdîr olunacak kıymet üzerine icâre-i mezkûreden ne mikdâr şey isâbet eder ise anın ahz ve istîfâsıyla
( İktifâ )