Büyük Dil Modeli Tarafından Üretilen Metin
244
( Bazı medyun uhdesinde bulunan arazinin tesviye-i deyn içün furuht olunup olunmaması hakkında bi-irade-i seniyye karargîr olan fıkarât-ı nizâmiyedir )
Nizâm-ı atîk mucibince medyunun yalnız bahaca ehven olan bir hânesi ibka olunarak maada emval ve emlakinin satılması mukarrer olduğu gibi uhdesinde bulunan arazi-i mîriyeden ol hâneyi idare edecek kadarının ibkasıyla kusuru bi’l-muzayede furuht olunur ve bunlar tefrik olunduktan sonra satılan şeylerin esmânı te’diye-i deyne vefa etmediği halde baki kalan miktarı kefillerinden ahz ve tahsil olunur.
Mültezimînin ahara ihale eyledikleri iltizâmât hakkında dahi aynı emval-i mîriye gibi muamele olunarak nizamnâme tevfikan bir hânesinden maada medyunun bi’l-cümle emval ve emlak ve eşyasının bey‘ ve furuhtuyla deyninin tesviyesi lazım gelir fakat Arâzi Kânunnâme-i Hümâyûnu hükmünce arâzi-i mîriye borç ödemeyeceğinden medyunun uhdesinde bulunan arazinin sattırılması mukarrer olduğu halde yalnız matlûbât-ı mîriye bu hükümden müstesna tutulmuş olduğundan bi’l-vasıta doğrudan doğruya Hazine-i Celîle’den ihale ve ilzam olunan emval hakkında cari olup eşhas hakkında cari olamayacağı misillü mültezimler hakkında dahi cereyan etmez.
Fî Rebiülevvel sene 279
İşbu fıkarât-ı nizâmiyenin deyn içün emval-i gayr-i menkûlenin furuhtuna ve arâzi-i mîriye ve mevkûfe ve müsakkafât ve müstegallât-ı vakfiyenin ba‘de’l-vefat te’min-i deyn etmesine dair olan nizâmnâmelerin hükmüne muhalif olan ahkâmı mensûhdur.
Cedveller
( Bazı medyun uhdesinde bulunan arazinin tesviye-i deyn içün furuht olunup olunmaması hakkında bi-irade-i seniyye karargîr olan fıkarât-ı nizâmiyedir )
Nizâm-ı atîk mucibince medyunun yalnız bahaca ehven olan bir hânesi ibka olunarak maada emval ve emlakinin satılması mukarrer olduğu gibi uhdesinde bulunan arazi-i mîriyeden ol hâneyi idare edecek kadarının ibkasıyla kusuru bi’l-muzayede furuht olunur ve bunlar tefrik olunduktan sonra satılan şeylerin esmânı te’diye-i deyne vefa etmediği halde baki kalan miktarı kefillerinden ahz ve tahsil olunur.
Mültezimînin ahara ihale eyledikleri iltizâmât hakkında dahi aynı emval-i mîriye gibi muamele olunarak nizamnâme tevfikan bir hânesinden maada medyunun bi’l-cümle emval ve emlak ve eşyasının bey‘ ve furuhtuyla deyninin tesviyesi lazım gelir fakat Arâzi Kânunnâme-i Hümâyûnu hükmünce arâzi-i mîriye borç ödemeyeceğinden medyunun uhdesinde bulunan arazinin sattırılması mukarrer olduğu halde yalnız matlûbât-ı mîriye bu hükümden müstesna tutulmuş olduğundan bi’l-vasıta doğrudan doğruya Hazine-i Celîle’den ihale ve ilzam olunan emval hakkında cari olup eşhas hakkında cari olamayacağı misillü mültezimler hakkında dahi cereyan etmez.
Fî Rebiülevvel sene 279
İşbu fıkarât-ı nizâmiyenin deyn içün emval-i gayr-i menkûlenin furuhtuna ve arâzi-i mîriye ve mevkûfe ve müsakkafât ve müstegallât-ı vakfiyenin ba‘de’l-vefat te’min-i deyn etmesine dair olan nizâmnâmelerin hükmüne muhalif olan ahkâmı mensûhdur.
Cedveller