⚠️

Deneysel Transliterasyon (Orijinal kaynaklara danışınız!)

  • Burada görülen çıktı, büyük dil modeli tarafından üretilmiş ve herhangi bir düzeltmeden geçirilmeden, birebir yansıtılmıştır.
  • Bu metnin hatalar ve eksikler içermesi olasıdır. Sadece referans ve ön izleme amaçlı kullanılmalıdır. Daima birincil kaynaklara başvurunuz.
  • Düstur metni Kongre Kütüphanesi adresinden alınmıştır. (Turkey, and Abdülhamid Ii Collection. Düstur. [Istanbul: Matbaa-i Amire Ankara: Başbakanlık Basımevi, 1863] Periodical. https://www.loc.gov/item/ne62000951/.)
Page 283
Büyük Dil Modeli Tarafından Üretilen Metin
273

Meselâ ba‘d-ez-în irâe olunacak rehinlere ziyâde ve noksan kıymet takdîr etmemek üzere esnâfca kefîl olacakları emîn ve mu‘temed birinin muhammenliğe intihâb ve ta‘yîniyle nezâret-i müşârün-ileyhâ tarafından ol-vechle kefâlet senedi alınarak muhammenin bir gûne uygunsuzluğu vukû‘u takdîrinde esnâfca mes’ûl tutulması

Esnâf gedikleri kıymetinin i‘tibârı ve mahâl ve mevâki‘i îcâbınca biri birinden tefâvütü olacağından o makûle gediklerin kıymet-i lâyıkası bilmek içün bir âdemin getirdiği gedik senedi kangı esnâfa mensûb ise o esnâf tarafından ma‘raz-ı tasdîkde verilecek ilmühaberde kıymet-i hakîkîyesi kayd ve terkîm olunub ri‘âyet-i hâtıra mebnî kıymeti ziyâde gösterildiği takdîrde ilerüde kendülere mes’ûliyeti müstelzim olacağının bi’l-cümle esnâfa mü’ekkeden beyân ve tenbîh etdirilmesi

Emvâl-i eytâm rehin ile idâne olunacağı meselâ ve kefîl ile idânesi dahi hayırlı olacağı ya‘nî rehine hasr olundığı takdîrde herkes rehin bulamayarak mâl-i eytâmın idânesi müşkilâta düşeceği cihetle kefîl ile dahi verilmesi tecvîz olunub fakat işbu kefâlet mâddesi ale’l-itlâk olmayub istidâne edecek olan esnâf ve tüccâr ve sâireden her kim olur ise vereceği kefîl esnâf ve tüccâr ve emsâlinin mütemevvil ve mu‘teber ve lede’l-hâce tazmîne muktedirlerden olması ve hasebü’l-îcâb kefîl olacak zât ashâb-ı rütbeden bulunur ise hâtır ve gönüle bakmayarak tazmîne iktidârı ve imkânı olub olmadığı evvel emirde gerek taraf-ı nezâretden ve gerek kassâm efendi tarafından lâyıkıyla ba‘de’t-taharrî kabûl olunub bununla berâber kefîl olacak zât her kim olur ise olsun sonra bir diyeceği kalmamak içün kefîl olduğu akçeyi tazmîn etmesi lâzım geldiği takdîrde kendü mâl ve emlâkinden te’diyesine bi’n-nefs râzı olduklarını mübeyyin cânib-i nezârete memhûr sened vererek sened-i mezkûr dahi sandıkda hıfz olunması

Mine’l-kadîm mu‘ayyen olan kîsede beş guruş idâne harcından mâ‘adâ kassâm kâtibleri ve muhzırlar cübbe-i vâhde alurlar ise cânib-i sadâret ve nezâretden o makûleler bi’t-tahkîk kimesne tarafından tesâhub olunmayarak aldığı akçenin istirdâdıyla
l