Büyük Dil Modeli Tarafından Üretilen Metin
305
On altıncı madde: Taşralarda kâin arâzi ve musakkafât-ı mevkûfenin ferâğı icrâ olunduktan sonra taraf-ı vakıftan verilen temessük veyahut mahallât me'mûru tarafından i'tâ olunan ilmühaber mûcibince mefrûğun leh cânibinden mutâlebe olunan istihkâm hücceti mübâyaât nizâmnâmesine tevfîkan arâzi ve musakkafât-ı mezkûrenin bulunduğu kazâ hâkimi tarafından i'tâ olunacaktır. Kezâlik arâzi-i mîriye içün verilecek istihkâm hüccetleri dahi bu minvâl üzere i'tâ kılınacaktır.
On yedinci madde: Rumeli ve Anadolu taraflarında olup ve ashâbı Dersaâdet'de bulunup da Defterhâne-i Âmire ve Evkâf dâiresinde ferâğları icrâ olunan arâzi-i mîriye ve mevkûfenin istihkâm hüccetleri mübâyaa nizâmına tatbîkan Anadolu'da bulunanlar içün Anadolu ve Rumeli'de bulunanlar içün Rumeli Kâdıaskerleri semâhatlü efendi hazretleri taraflarından verilecektir.
On sekizinci madde: İstanbul ve bilâd-ı selâsede vâki' bilcümle musakkafât ve müstegallât-ı mevkûfenin isbât-ı vekâleti mahkeme-i teftîşe münhasır olduğu gibi musakkafât ve müstegallât-ı mezkûrenin ferâğ ve teferruğu içün nasb-ı vekîl hücceti dahi mahkeme-i mezkûre tarafından verilecektir.
On dokuzuncu madde: Anadolu ve Rumeli'de kâin olup ashâbı Dersaâdet'de bulunan mülk akâr ve sâire ve arâzi-i mîriye ve musakkafât ve arâzi-i mevkûfe içün verilecek nasb-ı vekîl hüccetleri Anadolu'da olanlar içün Anadolu ve Rumeli'de bulunanlar içün Rumeli Kâdıaskerleri efendiler hazretleri taraflarından i'tâ olunacaktır. Mevâdd-ı hukûkiye ve husûsât-ı sâire içün verilecek nasb-ı vekîl hüccetleri dahi mübâyaât nizâmına tatbîkan i'tâ kılınacaktır.
Yirminci madde: Vakfiye hücceti kâffe-i mehâkim-i şer'iyeden tanzîm olunabilip bir mahkemeye mahsûs olmayacaktır.
( Fasl-ı sâlis tahrîr-i tereke ve müteferriâtı beyânındadır )
Yirmi birinci madde: Evkâf hudûdu dâhilinde bulunan terekeler ile bi'l-emri'l-âlî
On altıncı madde: Taşralarda kâin arâzi ve musakkafât-ı mevkûfenin ferâğı icrâ olunduktan sonra taraf-ı vakıftan verilen temessük veyahut mahallât me'mûru tarafından i'tâ olunan ilmühaber mûcibince mefrûğun leh cânibinden mutâlebe olunan istihkâm hücceti mübâyaât nizâmnâmesine tevfîkan arâzi ve musakkafât-ı mezkûrenin bulunduğu kazâ hâkimi tarafından i'tâ olunacaktır. Kezâlik arâzi-i mîriye içün verilecek istihkâm hüccetleri dahi bu minvâl üzere i'tâ kılınacaktır.
On yedinci madde: Rumeli ve Anadolu taraflarında olup ve ashâbı Dersaâdet'de bulunup da Defterhâne-i Âmire ve Evkâf dâiresinde ferâğları icrâ olunan arâzi-i mîriye ve mevkûfenin istihkâm hüccetleri mübâyaa nizâmına tatbîkan Anadolu'da bulunanlar içün Anadolu ve Rumeli'de bulunanlar içün Rumeli Kâdıaskerleri semâhatlü efendi hazretleri taraflarından verilecektir.
On sekizinci madde: İstanbul ve bilâd-ı selâsede vâki' bilcümle musakkafât ve müstegallât-ı mevkûfenin isbât-ı vekâleti mahkeme-i teftîşe münhasır olduğu gibi musakkafât ve müstegallât-ı mezkûrenin ferâğ ve teferruğu içün nasb-ı vekîl hücceti dahi mahkeme-i mezkûre tarafından verilecektir.
On dokuzuncu madde: Anadolu ve Rumeli'de kâin olup ashâbı Dersaâdet'de bulunan mülk akâr ve sâire ve arâzi-i mîriye ve musakkafât ve arâzi-i mevkûfe içün verilecek nasb-ı vekîl hüccetleri Anadolu'da olanlar içün Anadolu ve Rumeli'de bulunanlar içün Rumeli Kâdıaskerleri efendiler hazretleri taraflarından i'tâ olunacaktır. Mevâdd-ı hukûkiye ve husûsât-ı sâire içün verilecek nasb-ı vekîl hüccetleri dahi mübâyaât nizâmına tatbîkan i'tâ kılınacaktır.
Yirminci madde: Vakfiye hücceti kâffe-i mehâkim-i şer'iyeden tanzîm olunabilip bir mahkemeye mahsûs olmayacaktır.
( Fasl-ı sâlis tahrîr-i tereke ve müteferriâtı beyânındadır )
Yirmi birinci madde: Evkâf hudûdu dâhilinde bulunan terekeler ile bi'l-emri'l-âlî