⚠️

Deneysel Transliterasyon (Orijinal kaynaklara danışınız!)

  • Burada görülen çıktı, büyük dil modeli tarafından üretilmiş ve herhangi bir düzeltmeden geçirilmeden, birebir yansıtılmıştır.
  • Bu metnin hatalar ve eksikler içermesi olasıdır. Sadece referans ve ön izleme amaçlı kullanılmalıdır. Daima birincil kaynaklara başvurunuz.
  • Düstur metni Kongre Kütüphanesi adresinden alınmıştır. (Turkey, and Abdülhamid Ii Collection. Düstur. [Istanbul: Matbaa-i Amire Ankara: Başbakanlık Basımevi, 1863] Periodical. https://www.loc.gov/item/ne62000951/.)
Page 507
Büyük Dil Modeli Tarafından Üretilen Metin
497

Mahallinden başka bir mahalle çıkarmağa me’zûn olmayıp fakat mârrü’z-zikr fî’ât üzere navlunu istihsâle hak olacakdır.

Yüz on beşinci mâdde: Esnâ-yı seferde emvâlini geriye alan mühammil ol emvâlin navlunu tamâmen i’tâ ve tahliyesinden dolayı vâki’ olan bi’l-cümle masârif-i îfâ etmeğe mecbûr olup ancak emvâl ve emti’anın bu vechle geriye alınması kapudanın seyyiât ve hatâsından îcâb etmiş ise merkûmun navlun istihsâline hiç bir gûne hak olmayacağından başka bi’l-cümle masârif-i vâkı’a ile berâber îcâb eder ise navlun kontırâtosunun adem-i icrâsından dolayı terettüb edecek zarar ve ziyâna dahi zâmin olacakdır.

Yüz on altıncı mâdde: Sefîne hîn-i kıyâmında veyâ esnâ-yı seferde veyâhud tahliye olunacağı mahalde müste’cirin veyâ mühammillerden birinin hatâ veyâhud tekâsülünden dolayı tevkîf olunur ise sebeb olan müste’cir veyâ mühammil te’ahhurundan neş’et eden masârif ile zarar ve ziyânın mûcir-i sefîneye veyâ kapudana veyâ sâir mühammillere îfâsına mecbûrdur sefîne gidip gelmeğe îcâr olunup da bilâ-hamûle veyâhud noksan bir hamûle ile avdet eder ise kapudan tamâmen navlunu ve ki te’ahhur olunmuş ise te’ahhurundan neş’et eden zarar ve ziyânı istihsâle haklıdır.

Yüz on yedinci mâdde: Kezâlik sefîne hîn-i kıyâmında veyâ esnâ-yı seferde veyâhud tahliye olunacağı mahalde mûcirin veyâ kapudanın hatâ veyâhud tekâsülünden dolayı tevkîf ve te’hîr olunmuş ise bundan terettüb eden zarar ve ziyânın müste’cire tazmînine mûcir veyâ kapudan mecbûrdur gerek bu mâddede ve gerek mâdde-i ânifede mezkûr olan tazmîn keyfiyeti ehl-i hibre ma’rifetiyle takdîr ve tahsîs olunur.

Yüz on sekizinci mâdde: Esnâ-yı seferde sefînenin ta’mîrine eşedd-i lüzûm göründüğü hâlde müste’cir veyâ mühammil ta’mîrini beklemeğe veyâhud tam navlunu ve hasârât-ı cesîme var ise ânı dahi te’diye ederek emvâl ve emti’asını geriye almağa mecbûrdur fakat sefînenin müddet-i ta’mîresi içün mâhiye ile îcâr olunmuş ise navlun vermeğe ve sefer tam üzere mukâvele olunmuş ise ziyâde navlun te’diyesine mecbûriyeti yokdur sefînenin ta’mîri mümkün olmadığı hâlde hâmil olduğu...