Büyük Dil Modeli Tarafından Üretilen Metin
498
Emtianın gitmesi meşrut olan mahalle nakli için kapudan masarif-i vakıasını
vermek ve ziyade navlun istememek şartıyla bir veyahut müteaddit sefine icar etmeğe
mecbur olup edemediği surette mukarrer olan navlundan yalnız kat olunan
mesafenin hissesine isabet eden miktarı kendisine verilir. Sefain-i
sairenin isticariyle emtia-i mahmule nakl olunamadığı takdirde nakli hususu
artık muhammillerin her birine bırakılıp fakat kendilerine vuku-ı halin beyaniyle
ol esnada hamulenin vikayesi zımnında tedabir-i lazimenin ittihazı kapudanın
vacibe-i zimmetidir. Ancak işbu beyan olunan ahkamın cümlesi tarafeynin ahır
gûna mukaveleleri olmadığı halde mer'iyyü'l-icra olup olduğu takdirde
mukavelat-ı vakıaya müracaat olunur (*)
Yüz otuz dokuzuncu madde
Müstecir sefinenin hin-i kıyamında sefere kabiliyeti
olmadığını isbat edebildiği halde kapudan navlundan mahrum kalacağından
başka müstecire zarar ve ziyan itasına dahi mecbur olacaktır. İşbu
isbat keyfiyeti sefinenin hin-i kıyamında keşf ve muayene ile sefere kabil
olduğunu mübeyyin şahadetname alınmış olsa dahi istima ve kabul olunacaktır.
Yüz kırkıncı madde
Sefinenin kumanyası ve tamiri ve sair eşlazımı olan
eşyanın tedariki için kapudanın füruht etmeğe mecbur olduğu emtianın
navlunu ifa olunmak lazımdandır. Fakat işbu füruht olunan emtianın hesabını
sefine selamet ile limana vasıl olduğu halde kusur kalan emtianın
veya sair ol cins ve neviden olan emvalin satıldığı fiyat üzere vermek
kapudanın borcudur. Bilakis sefine gark ve telef olduğu surette kapudan
marüzzikr emtianın hesabını satmış olduğu fiyatı üzere verip geminin
varabildiği yere kadar isabet eden navlunu alıkoymağa salih olacaktır.
Bununla beraber marüzzikr iki surette işbu kanunnamenin otuzuncu maddesinin...
_________________
(*) Asıl navlundan kat olunmuş olan mesafenin hissesini tayinde
yalnız bu'd-ı mesafe nisbeti kafi olmayıp kat olunan mesafe ile baki
mesafenin yekdiğere nisbetinde mikdar-ı masarif ve zaman ve tehlike ve zahmet-i adiyeler
dahi bil-muvazene hesaba idhal olunmak lazımdır.
İkinci
Emtianın gitmesi meşrut olan mahalle nakli için kapudan masarif-i vakıasını
vermek ve ziyade navlun istememek şartıyla bir veyahut müteaddit sefine icar etmeğe
mecbur olup edemediği surette mukarrer olan navlundan yalnız kat olunan
mesafenin hissesine isabet eden miktarı kendisine verilir. Sefain-i
sairenin isticariyle emtia-i mahmule nakl olunamadığı takdirde nakli hususu
artık muhammillerin her birine bırakılıp fakat kendilerine vuku-ı halin beyaniyle
ol esnada hamulenin vikayesi zımnında tedabir-i lazimenin ittihazı kapudanın
vacibe-i zimmetidir. Ancak işbu beyan olunan ahkamın cümlesi tarafeynin ahır
gûna mukaveleleri olmadığı halde mer'iyyü'l-icra olup olduğu takdirde
mukavelat-ı vakıaya müracaat olunur (*)
Yüz otuz dokuzuncu madde
Müstecir sefinenin hin-i kıyamında sefere kabiliyeti
olmadığını isbat edebildiği halde kapudan navlundan mahrum kalacağından
başka müstecire zarar ve ziyan itasına dahi mecbur olacaktır. İşbu
isbat keyfiyeti sefinenin hin-i kıyamında keşf ve muayene ile sefere kabil
olduğunu mübeyyin şahadetname alınmış olsa dahi istima ve kabul olunacaktır.
Yüz kırkıncı madde
Sefinenin kumanyası ve tamiri ve sair eşlazımı olan
eşyanın tedariki için kapudanın füruht etmeğe mecbur olduğu emtianın
navlunu ifa olunmak lazımdandır. Fakat işbu füruht olunan emtianın hesabını
sefine selamet ile limana vasıl olduğu halde kusur kalan emtianın
veya sair ol cins ve neviden olan emvalin satıldığı fiyat üzere vermek
kapudanın borcudur. Bilakis sefine gark ve telef olduğu surette kapudan
marüzzikr emtianın hesabını satmış olduğu fiyatı üzere verip geminin
varabildiği yere kadar isabet eden navlunu alıkoymağa salih olacaktır.
Bununla beraber marüzzikr iki surette işbu kanunnamenin otuzuncu maddesinin...
_________________
(*) Asıl navlundan kat olunmuş olan mesafenin hissesini tayinde
yalnız bu'd-ı mesafe nisbeti kafi olmayıp kat olunan mesafe ile baki
mesafenin yekdiğere nisbetinde mikdar-ı masarif ve zaman ve tehlike ve zahmet-i adiyeler
dahi bil-muvazene hesaba idhal olunmak lazımdır.
İkinci