Büyük Dil Modeli Tarafından Üretilen Metin
561
Yüz yedinci madde
Büyük ve küçük memurîn ve ashab-ı rütb-i devlet-i aliye taraflarından bir kimesnenin mal ve emlakı cebren iştira ve fuzuli iddia ile bi-gayr-i hakk zapt olunmak veyahut sattırılmak misillü halat vuku bulur ise ol emlak ve emval aynen ve mevcut olmadığı halde kıymeti nakden sahibine redd ettirilip buna mütecasir olan memur her kangı rütbede olur ise olsun derecesi töhmetine göre altı aydan üç seneye kadar nefy ve müebbeden rütbe ve memuriyetden mahrumiyet cezasıyla mücazat olunur.
Yüz sekizinci madde
Re’s-i memuriyetde bulunan büyük ve küçük memurîn ve bunların maiyetlerine tayin olunan memurlar ve memurînin istihdam eyledikleri adamlar ve her nevi varidat-ı devleti maktu’an deruhde edenler ve bunların adamları devletçe muayyen olan vergi ve a’şâr ve rüsumat ve sair aidatın mikdarından ziyade bir şey ahz ve istihsal ederler ise re’s-i memuriyetde bulunan memurîn ile mültezimler muvakkaten kalebendlik cezasıyla ve maiyet memurları ve memurîn adamları altı aydan üç seneye kadar habs cezasıyla mücazat olunur ve zaid olarak aldıkları akçe her ne mikdar ise redd ettirildikten sonra me’huzları olan akçenin bir misli dahi ceza-yı nakdi olarak ahz ve istihsal kılınır.
Yüz dokuzuncu madde
Kanunen tayin olunan mücazat-ı nakdiyeden maada cerime olarak büyük ve küçük kâffe-i memurîn cüz’i ve külli akçe ve sair şey alır ve kanunen tahsiline memur olduğu mücazat-ı nakdiyenin mikdarından fazla olarak cüz’i ve külli bir şey ahz eyler veyahut tayin olunacak ceza-yı nakdiyi kabl-el-muhakeme alır ise aldığı şeyi iki kat olarak kendisinden ahz ile biri ashabına verilip buna mütecasir olan memur rüşvet cezasıyla mücazat olunur.
Yüz onuncu madde
Devletçe ve nizamen tayin olunan ve ahalice bil-icab lüzum görünen hidemat-ı umumiyeden başka memurîn-i devlet ve vücuh-ı memleket angarya olarak bila-ücret meccanen her nevi işde adam kullanır ise buna mütecasir olan kimseden öyle meccanen istihdam eyledikleri adamların mahalli rayiççe olan ücret-i marufeleri ahz ile ashabına bit-teslim memuriyetinden ise tard
Yüz yedinci madde
Büyük ve küçük memurîn ve ashab-ı rütb-i devlet-i aliye taraflarından bir kimesnenin mal ve emlakı cebren iştira ve fuzuli iddia ile bi-gayr-i hakk zapt olunmak veyahut sattırılmak misillü halat vuku bulur ise ol emlak ve emval aynen ve mevcut olmadığı halde kıymeti nakden sahibine redd ettirilip buna mütecasir olan memur her kangı rütbede olur ise olsun derecesi töhmetine göre altı aydan üç seneye kadar nefy ve müebbeden rütbe ve memuriyetden mahrumiyet cezasıyla mücazat olunur.
Yüz sekizinci madde
Re’s-i memuriyetde bulunan büyük ve küçük memurîn ve bunların maiyetlerine tayin olunan memurlar ve memurînin istihdam eyledikleri adamlar ve her nevi varidat-ı devleti maktu’an deruhde edenler ve bunların adamları devletçe muayyen olan vergi ve a’şâr ve rüsumat ve sair aidatın mikdarından ziyade bir şey ahz ve istihsal ederler ise re’s-i memuriyetde bulunan memurîn ile mültezimler muvakkaten kalebendlik cezasıyla ve maiyet memurları ve memurîn adamları altı aydan üç seneye kadar habs cezasıyla mücazat olunur ve zaid olarak aldıkları akçe her ne mikdar ise redd ettirildikten sonra me’huzları olan akçenin bir misli dahi ceza-yı nakdi olarak ahz ve istihsal kılınır.
Yüz dokuzuncu madde
Kanunen tayin olunan mücazat-ı nakdiyeden maada cerime olarak büyük ve küçük kâffe-i memurîn cüz’i ve külli akçe ve sair şey alır ve kanunen tahsiline memur olduğu mücazat-ı nakdiyenin mikdarından fazla olarak cüz’i ve külli bir şey ahz eyler veyahut tayin olunacak ceza-yı nakdiyi kabl-el-muhakeme alır ise aldığı şeyi iki kat olarak kendisinden ahz ile biri ashabına verilip buna mütecasir olan memur rüşvet cezasıyla mücazat olunur.
Yüz onuncu madde
Devletçe ve nizamen tayin olunan ve ahalice bil-icab lüzum görünen hidemat-ı umumiyeden başka memurîn-i devlet ve vücuh-ı memleket angarya olarak bila-ücret meccanen her nevi işde adam kullanır ise buna mütecasir olan kimseden öyle meccanen istihdam eyledikleri adamların mahalli rayiççe olan ücret-i marufeleri ahz ile ashabına bit-teslim memuriyetinden ise tard