Büyük Dil Modeli Tarafından Üretilen Metin
569
569
Bilâd-ı ecnebiyeden gelüp memâlik-i hazret-i şâhâneye duhûlüne muîn olan ve kalp sürücülükle meşgûl bulunan kimseler on seneden eksik olmamak üzere muvakkaten küreğe konulur.
Yüz kırk dördüncü madde: Her kim memâlik-i mahrûsada tedâvül etmekde olan meskûkât-ı nahâsiyeye taklîden sikke kat’ eder ve o misillü kalp meskûkâtın memâlik-i mahrûsada tedâvülüne veyâhud bilâd-ı ecnebiyeden gelüp derûn-ı memâlik-i hazret-i pâdişâhîye duhûlüne muîn olur ise muvakkaten küreğe konulur.
Yüz kırk beşinci madde: Her kim memâlik-i mahrûsada meskûkât-ı ecnebiyeye taklîden sikke kat’ eder veyâ meskûkât-ı ecnebiyenin yüz kırk üçüncü maddede beyân olunan tarîklerle kıymetini tenkîs yâ rengini tağyîr eyler veyâhud o makûle kalp ve züyûf meskûkât-ı ecnebiyenin memâlik-i mahrûsada tedâvülüne ve hâricden memâlik-i hazret-i mülûkâneye duhûlüne muîn olur veyâ bunların sürümüyle meşgûl bulunur ise muvakkaten küreğe konulur.
Yüz kırk altıncı madde: Mevâdd-ı sâbıkada beyân olunan kalp ve züyûf meskûkâtı sahîh zannıyla alup veren kimseler haklarında kalp sürücülük töhmeti azv olunmak iktizâ etmeyüp fakat o makûle meskûkât-ı fâside ellerine geçdikden sonra kalp ve züyûf olduğuna vâkıf oldukları hâlde sürerler ise sürdükleri meblağın lâ-akal üç misli ve nihâyet altı misli cezâ-yı nakdî alınır ve bu cezâ-yı nakdî hîç bir hâlde bir mecidiye altınından aşağı olmaya.
Yüz kırk yedinci madde: Yüz kırk üçüncü ve yüz kırk dördüncü ve yüz kırk beşinci maddelerde beyân olunan cinâyetler ile müttehem olan kimselerden evvel cinâyetlerin tamâmî-i icrâsından evvel yâhud dahâ hükûmet tarafından emr-i taharriyâta şurû‘ olunmazdan mukaddem keyfiyeti ve mücâsir olanları cânib-i hükûmete ihbâr eden ve emr-i taharriyâta şurû‘ olundukdan sonra dahâ sâir müttehemlerin ahz ü girift olunmalarına hizmet eyleyenler mücâzâtdan muâf olup fakat muvakkaten zabtiye nezâreti altına alınırlar.
( On beşinci fasıl )
( Sahtekârlık beyânındadır )
Yüz kırk sekizinci madde: Evâmir-i devlet-i aliyyeye taklîd eden ve etdiren veyâhud
73
569
Bilâd-ı ecnebiyeden gelüp memâlik-i hazret-i şâhâneye duhûlüne muîn olan ve kalp sürücülükle meşgûl bulunan kimseler on seneden eksik olmamak üzere muvakkaten küreğe konulur.
Yüz kırk dördüncü madde: Her kim memâlik-i mahrûsada tedâvül etmekde olan meskûkât-ı nahâsiyeye taklîden sikke kat’ eder ve o misillü kalp meskûkâtın memâlik-i mahrûsada tedâvülüne veyâhud bilâd-ı ecnebiyeden gelüp derûn-ı memâlik-i hazret-i pâdişâhîye duhûlüne muîn olur ise muvakkaten küreğe konulur.
Yüz kırk beşinci madde: Her kim memâlik-i mahrûsada meskûkât-ı ecnebiyeye taklîden sikke kat’ eder veyâ meskûkât-ı ecnebiyenin yüz kırk üçüncü maddede beyân olunan tarîklerle kıymetini tenkîs yâ rengini tağyîr eyler veyâhud o makûle kalp ve züyûf meskûkât-ı ecnebiyenin memâlik-i mahrûsada tedâvülüne ve hâricden memâlik-i hazret-i mülûkâneye duhûlüne muîn olur veyâ bunların sürümüyle meşgûl bulunur ise muvakkaten küreğe konulur.
Yüz kırk altıncı madde: Mevâdd-ı sâbıkada beyân olunan kalp ve züyûf meskûkâtı sahîh zannıyla alup veren kimseler haklarında kalp sürücülük töhmeti azv olunmak iktizâ etmeyüp fakat o makûle meskûkât-ı fâside ellerine geçdikden sonra kalp ve züyûf olduğuna vâkıf oldukları hâlde sürerler ise sürdükleri meblağın lâ-akal üç misli ve nihâyet altı misli cezâ-yı nakdî alınır ve bu cezâ-yı nakdî hîç bir hâlde bir mecidiye altınından aşağı olmaya.
Yüz kırk yedinci madde: Yüz kırk üçüncü ve yüz kırk dördüncü ve yüz kırk beşinci maddelerde beyân olunan cinâyetler ile müttehem olan kimselerden evvel cinâyetlerin tamâmî-i icrâsından evvel yâhud dahâ hükûmet tarafından emr-i taharriyâta şurû‘ olunmazdan mukaddem keyfiyeti ve mücâsir olanları cânib-i hükûmete ihbâr eden ve emr-i taharriyâta şurû‘ olundukdan sonra dahâ sâir müttehemlerin ahz ü girift olunmalarına hizmet eyleyenler mücâzâtdan muâf olup fakat muvakkaten zabtiye nezâreti altına alınırlar.
( On beşinci fasıl )
( Sahtekârlık beyânındadır )
Yüz kırk sekizinci madde: Evâmir-i devlet-i aliyyeye taklîd eden ve etdiren veyâhud
73