Büyük Dil Modeli Tarafından Üretilen Metin
61
282 Mâdde Semen-i mebî'i almak üzere bâi' bir kimseyi müşterî üzerine havâle eder ise hakk-ı habsini iskât etmiş olur.
Ve bu sûretde hemân mebî'i müşterîye teslîm etmesi lâzım gelir.
283 Mâdde Veresiye satışda bâi'in hakk-ı habsi olmayıp va'desi hulûlünde semeni kabz etmek üzere hemân mebî'i müşterîye teslîm etmesi lâzım gelir.
284 Mâdde Bâi' peşin olmak üzere satdıktan sonra semen-i mebî'i te'cîl eder ise hakk-ı habsini iskât etmiş olur.
Ve va'desi hulûlünde semeni kabz etmek üzere hemân mebî'i teslîm etmesi lâzım gelir.
( Fasl-ı Sâlis )
( Mekân-ı teslîm hakkındadır )
285 Mâdde Akd-i mutlak hîn-i akdde mebî' nerede ise orada teslîmini iktizâ eder.
Meselâ bir kimse Tekfur Dağı'ndaki buğdayını İstanbul'da bir kimseye satdıqda ol buğdayı Tekfur Dağı'nda teslîm eder yoksa İstanbul'da teslîm etmek üzere icbâr olunamaz.
286 Mâdde Mebî'in nerede olduğunu müşterînin ma'lûmu olmayıp da ba'de'l-akd muttali' olsa muhayyerdir.
Dilerse bey'i fesh eder ve dilerse hîn-i akdde mebî' nerede ise orada kabz eyler.
287 Mâdde Bir mahall-i muayyende teslîm olunmak şartıyla satılmış olan malın orada teslîmi lâzım gelir.
( Fasl-ı Râbi' )
( Teslîmin meûneti ya'ni külfeti ve levâzım-ı tamâmiyeti beyânındadır )
288 Mâdde Semene müteallik olan masârif müşterîye âiddir.
Meselâ akçenin sayıcı ve tartma ücretleri gibi masârif-i sarrafiye müşterî tarafından verilmek lâzım gelir.
289 Mâdde Mebî'in teslîmine müteallik masraflar bâi'e âiddir.
Meselâ kileci ve kantarcı ücretlerini bâi'in vermesi lâzım gelir.
282 Mâdde Semen-i mebî'i almak üzere bâi' bir kimseyi müşterî üzerine havâle eder ise hakk-ı habsini iskât etmiş olur.
Ve bu sûretde hemân mebî'i müşterîye teslîm etmesi lâzım gelir.
283 Mâdde Veresiye satışda bâi'in hakk-ı habsi olmayıp va'desi hulûlünde semeni kabz etmek üzere hemân mebî'i müşterîye teslîm etmesi lâzım gelir.
284 Mâdde Bâi' peşin olmak üzere satdıktan sonra semen-i mebî'i te'cîl eder ise hakk-ı habsini iskât etmiş olur.
Ve va'desi hulûlünde semeni kabz etmek üzere hemân mebî'i teslîm etmesi lâzım gelir.
( Fasl-ı Sâlis )
( Mekân-ı teslîm hakkındadır )
285 Mâdde Akd-i mutlak hîn-i akdde mebî' nerede ise orada teslîmini iktizâ eder.
Meselâ bir kimse Tekfur Dağı'ndaki buğdayını İstanbul'da bir kimseye satdıqda ol buğdayı Tekfur Dağı'nda teslîm eder yoksa İstanbul'da teslîm etmek üzere icbâr olunamaz.
286 Mâdde Mebî'in nerede olduğunu müşterînin ma'lûmu olmayıp da ba'de'l-akd muttali' olsa muhayyerdir.
Dilerse bey'i fesh eder ve dilerse hîn-i akdde mebî' nerede ise orada kabz eyler.
287 Mâdde Bir mahall-i muayyende teslîm olunmak şartıyla satılmış olan malın orada teslîmi lâzım gelir.
( Fasl-ı Râbi' )
( Teslîmin meûneti ya'ni külfeti ve levâzım-ı tamâmiyeti beyânındadır )
288 Mâdde Semene müteallik olan masârif müşterîye âiddir.
Meselâ akçenin sayıcı ve tartma ücretleri gibi masârif-i sarrafiye müşterî tarafından verilmek lâzım gelir.
289 Mâdde Mebî'in teslîmine müteallik masraflar bâi'e âiddir.
Meselâ kileci ve kantarcı ücretlerini bâi'in vermesi lâzım gelir.