Büyük Dil Modeli Tarafından Üretilen Metin
717
Elli İkinci Madde
Zabıt ceridesinin kıraatinden sonra müzakeresi lâzım gelen maslahatın menşe’ ve esâsı kangı dâireye müteallik ise anın reîs-i sânîsi tarafından şifâhen ifâde ve beyân olunarak heyet-i umûmiye nezdinde kabûl edildiği hâlde evrakının kıraatiyle müfredâtının müzakeresine şurû olunacaktır.
Elli Üçüncü Madde
Heyet-i umûmiyede müzakerâtın idâresiyle sûret-i cereyânının tayîni makâm-ı riyâsete mufevvazdır.
Elli Dördüncü Madde
Müzakereye şurû olundukda azadan bir mâdde üzerine söz söyleyecek olanlar veyahut diğeri söyler iken cevap vermek ve başka bir rey tahattur ederek anı beyân etmek isteyenler bahse girmek niyetinde olduklarını evvel emirde taraf-ı riyâsete ifâde birle tayîn olunacak sırasıyla söyleyecekler ve biri tekmîl-i kelâm ve merâm etmedikçe diğeri söze tasaddi eylemeyecektir ve eyleyecek olduğu takdirde makâm-ı riyâsetten ihtâr olunacaktır.
Elli Beşinci Madde
Müzakere olunan maslahata dâir aza tarafından söylenecek sözler tamâmiyle istimâ olunup mebâhisât tekmîl olduktan sonra ârây-ı azanın tahkîk için iktizâ eden es’ilenin telîf ve tertîbi makâm-ı riyâsete muhavveldir.
Elli Altıncı Madde
Müzakerâtın hitâmını müteakib ârânın tahkîk için taraf-ı riyâsetten telîf ve îrâd olunacak es’ileye azanın verecekleri cevap red veyâhut kabûl ile meşrûttur. Hitâm bulmuş olan îzâhât ve müzakerâtın iâdesi teklîf olunamaz.
Elli Yedinci Madde
Hîn-i müzakerede azay-ı meclis mevzu-i bahs olan mâdde üzerine açıktan açığa beyân-ı rey ve mütâlaa eder ve kangı maslahatta ekseriyet-i ârâ rey-i hafîye mürâcaatı talep eder ise o yolda istihsâl-i ârâ olunur.
Elli Sekizinci Madde
Müzakere olunacak bir maslahatın kararında ihtilâf-ı ârâ vukû bulur ise ekseriyet-i ârâ heyet-i mevcûdenin nısfından ziyâdesinin ittihâdıyla hâsıl olur.
Elli İkinci Madde
Zabıt ceridesinin kıraatinden sonra müzakeresi lâzım gelen maslahatın menşe’ ve esâsı kangı dâireye müteallik ise anın reîs-i sânîsi tarafından şifâhen ifâde ve beyân olunarak heyet-i umûmiye nezdinde kabûl edildiği hâlde evrakının kıraatiyle müfredâtının müzakeresine şurû olunacaktır.
Elli Üçüncü Madde
Heyet-i umûmiyede müzakerâtın idâresiyle sûret-i cereyânının tayîni makâm-ı riyâsete mufevvazdır.
Elli Dördüncü Madde
Müzakereye şurû olundukda azadan bir mâdde üzerine söz söyleyecek olanlar veyahut diğeri söyler iken cevap vermek ve başka bir rey tahattur ederek anı beyân etmek isteyenler bahse girmek niyetinde olduklarını evvel emirde taraf-ı riyâsete ifâde birle tayîn olunacak sırasıyla söyleyecekler ve biri tekmîl-i kelâm ve merâm etmedikçe diğeri söze tasaddi eylemeyecektir ve eyleyecek olduğu takdirde makâm-ı riyâsetten ihtâr olunacaktır.
Elli Beşinci Madde
Müzakere olunan maslahata dâir aza tarafından söylenecek sözler tamâmiyle istimâ olunup mebâhisât tekmîl olduktan sonra ârây-ı azanın tahkîk için iktizâ eden es’ilenin telîf ve tertîbi makâm-ı riyâsete muhavveldir.
Elli Altıncı Madde
Müzakerâtın hitâmını müteakib ârânın tahkîk için taraf-ı riyâsetten telîf ve îrâd olunacak es’ileye azanın verecekleri cevap red veyâhut kabûl ile meşrûttur. Hitâm bulmuş olan îzâhât ve müzakerâtın iâdesi teklîf olunamaz.
Elli Yedinci Madde
Hîn-i müzakerede azay-ı meclis mevzu-i bahs olan mâdde üzerine açıktan açığa beyân-ı rey ve mütâlaa eder ve kangı maslahatta ekseriyet-i ârâ rey-i hafîye mürâcaatı talep eder ise o yolda istihsâl-i ârâ olunur.
Elli Sekizinci Madde
Müzakere olunacak bir maslahatın kararında ihtilâf-ı ârâ vukû bulur ise ekseriyet-i ârâ heyet-i mevcûdenin nısfından ziyâdesinin ittihâdıyla hâsıl olur.