⚠️

Deneysel Transliterasyon (Orijinal kaynaklara danışınız!)

  • Burada görülen çıktı, büyük dil modeli tarafından üretilmiş ve herhangi bir düzeltmeden geçirilmeden, birebir yansıtılmıştır.
  • Bu metnin hatalar ve eksikler içermesi olasıdır. Sadece referans ve ön izleme amaçlı kullanılmalıdır. Daima birincil kaynaklara başvurunuz.
  • Düstur metni Kongre Kütüphanesi adresinden alınmıştır. (Turkey, and Abdülhamid Ii Collection. Düstur. [Istanbul: Matbaa-i Amire Ankara: Başbakanlık Basımevi, 1863] Periodical. https://www.loc.gov/item/ne62000951/.)
Page 820
Büyük Dil Modeli Tarafından Üretilen Metin
810

Yüz otuz altıncı madde: İâde-i muhâkeme istid‘âsı üzerine meclisçe vâki‘ olacak muhâkemede yüz yirmi üçüncü ve yüz yirmi dördüncü maddelerde beyân kılınan esbâbdan başka bir sebeb mevzû-i bahs olamayacaktır.

Yüz otuz yedinci madde: İâde-i muhâkeme istid‘âsı ledü’l-muhâkeme red olunduğu hâlde bâlâda mestûr cezây-ı nakdînin zabtına ve bedel-i tazmîn olarak mevkûf olan akçesinin hasmına itâ olunmasına ve îcâbı takdîrinde bundan ziyâde tazmînât itâsına sâhib-i istid‘â mahkûm olacaktır (*).

Yüz otuz sekizinci madde: Bilakis iâde-i muhâkeme istid‘âsı kabûl olunduğu takdîrde red olunan i‘lâmın feshile tarafeynin işbu i‘lâmdan evvel bulundukları hâle ric‘at kılınmasına ve bir vech-i muharrer mahkeme sandığına emâneten teslîm olunan mebâliğin sâhibine red olunmasına ve zikr olunan i‘lâm mûcibince mahkûmun bih olup tahsîl olunmuş olan nakd ve eşyânın iâdesine hükm olunacaktır.

Yüz otuz dokuzuncu madde: Kabûl olunan iâde-i muhâkeme istid‘âsı iki i‘lâmın birbirine mübâyin olmasından neş’et eylediği hâlde evvelce verilmiş olan i‘lâmın ahkâmı tamâmıyla icrâ kılınacak ve esbâb-ı sâireden dolayı vâki‘ olduğu sûretde esâs-ı da‘vâ olan husûsât yine evvel mahkemede müceddeden bi’r-rü’ye kat‘iyyen hükm olunacaktır.

Yüz kırkıncı madde: İâde-i muhâkeme istid‘âsı üzerine verilen hükm ve i‘lâmın aleyhine tekrâr iâde-i muhâkeme istid‘âsı kabûl olunmaz ve şâyet eden olur ise hasmın zarar ve ziyân iddiâsına salâhiyeti vardır.

__________________________

(*) İâde-i muhâkeme istid‘âsı ta‘yîn olunan müddetden sonra takdîm olunmuş veyâ takdîminden mukaddem icrâsı lâzım gelen şerâit îfâ olunmamış veyâhûd mu‘âmelât-ı muhâkemeye dâir olan şerâite tamâmıyla ri‘âyet kılınmamış veyâhûd îrâd olunan esbâb tebyîn etdirilmemiş olduğu hâlde istid‘â-yı mezkûr red olunur.

Fî 10 Rebîü’l-âhir sene 1278

Tüccâr