Büyük Dil Modeli Tarafından Üretilen Metin
168
Külliyen memnû‘ olduğundan şâyed bu misillü hareketde bulunan ve az çok zimmetine akçe geçirmiş olan olur ise derhâl azl olundukdan sonra Cezâ Kânûnnâme-i Hümâyûnu ahkâmına tatbîkan haklarında icrâ-yı mücâzât dahi olunacağı mukarrerdir.
(Madde-i Mahsûsa)
Elli beşinci bend: Haremeyn-i Muhteremeyn ve Evkâf-ı Hümâyûn hazînelerinden mazbût ve nezâretleri dâhilinde bulunan mülhak kâffe-i evkâf-ı şerîfenin arâzîsi hakkında yetmiş beş senesi Cemâziyelâhirası’nın sekizinci gününden i‘tibâren Arâzî Kânûnnâmesi ve ondan evveline dahi mukaddemki kânûnlar ahkâmına tevfîkan mu‘âmele olunacakdır. Fakat taşrada kâin evkâfın ekserîsinin arâzî ve sâiresi mukaddemleri bir takrîb ile mülk sûretine konularak mehâkimden hüccet veyâhud mültezimîn tarafından sened verilmiş ve el-hâletü hâzihi dahi arâzî-i mevkûfe ve musakkafat ve sâireye Mehâkim-i Şer‘iye ve arâzî me’mûrları taraflarından ve arâzî-i emîriye ile mülk yerlere dahi evkâf müdürleri cânibinden ba‘zen hüccet ve tapu ve temessük i‘tâ olunmakda bulunmuş olmasıyla Şer‘-i Şerîf ve meclis ma‘rifetiyle Evkâf Müdürü ve Arâzî Me’mûru hâzır oldukları hâlde o misillü arâzî ve sâirenin keyfiyetleri gereği gibi bi’t-tahkîk kadîm vakıf olan mahallere mehâkim ve mültezimîn ve arâzî me’mûrları taraflarından verilmiş olan hüccet ve sened ve tapuların ahzıyla usûlü vechle vakıfları taraflarından temessükât verilmesi ve mülk olan ve arâzî-i emîriyeden bulunan mahallere evkâf me’mûrları tarafından verilmiş temessük olduğu hâlde anların dahi tebdîl etdirilmesi lâzımeden olduğu misillü ba‘d-ezîn dahi ber-vech-i muharrer arâzî-i mevkûfe ve musakkafat ve sâireye mehâkim ve arâzî me’mûrları tarafından ve arâzî-i emîriye ile mülk mahallere dahi evkâf müdürleri cânibinden hüccet ve tapu ve temessük verilmemesine ziyâdesiyle dikkat olunacakdır.
(Hâtime)
Elli altıncı bend: Bu nizâmnâmenin i‘lânı târîhinden i‘tibâren evkâf müdürleri yedlerinde bulunan atîk lâyihanın hükmü cârî olmayacağı gibi evkâf müdürlerinin sûret-i harekât ve mu‘âmelât ve icrââtına dâir mukaddem ve muahhar verilen evâmir ve muharrerâtın dahi hükümleri kalmayacakdır. Ve ba‘d-ezîn işbu nizâmnâme ahkâmına mugâyir hâl ve hareket vukû bulur veyâhud icrââtında bir gûne
Kusûr
Külliyen memnû‘ olduğundan şâyed bu misillü hareketde bulunan ve az çok zimmetine akçe geçirmiş olan olur ise derhâl azl olundukdan sonra Cezâ Kânûnnâme-i Hümâyûnu ahkâmına tatbîkan haklarında icrâ-yı mücâzât dahi olunacağı mukarrerdir.
(Madde-i Mahsûsa)
Elli beşinci bend: Haremeyn-i Muhteremeyn ve Evkâf-ı Hümâyûn hazînelerinden mazbût ve nezâretleri dâhilinde bulunan mülhak kâffe-i evkâf-ı şerîfenin arâzîsi hakkında yetmiş beş senesi Cemâziyelâhirası’nın sekizinci gününden i‘tibâren Arâzî Kânûnnâmesi ve ondan evveline dahi mukaddemki kânûnlar ahkâmına tevfîkan mu‘âmele olunacakdır. Fakat taşrada kâin evkâfın ekserîsinin arâzî ve sâiresi mukaddemleri bir takrîb ile mülk sûretine konularak mehâkimden hüccet veyâhud mültezimîn tarafından sened verilmiş ve el-hâletü hâzihi dahi arâzî-i mevkûfe ve musakkafat ve sâireye Mehâkim-i Şer‘iye ve arâzî me’mûrları taraflarından ve arâzî-i emîriye ile mülk yerlere dahi evkâf müdürleri cânibinden ba‘zen hüccet ve tapu ve temessük i‘tâ olunmakda bulunmuş olmasıyla Şer‘-i Şerîf ve meclis ma‘rifetiyle Evkâf Müdürü ve Arâzî Me’mûru hâzır oldukları hâlde o misillü arâzî ve sâirenin keyfiyetleri gereği gibi bi’t-tahkîk kadîm vakıf olan mahallere mehâkim ve mültezimîn ve arâzî me’mûrları taraflarından verilmiş olan hüccet ve sened ve tapuların ahzıyla usûlü vechle vakıfları taraflarından temessükât verilmesi ve mülk olan ve arâzî-i emîriyeden bulunan mahallere evkâf me’mûrları tarafından verilmiş temessük olduğu hâlde anların dahi tebdîl etdirilmesi lâzımeden olduğu misillü ba‘d-ezîn dahi ber-vech-i muharrer arâzî-i mevkûfe ve musakkafat ve sâireye mehâkim ve arâzî me’mûrları tarafından ve arâzî-i emîriye ile mülk mahallere dahi evkâf müdürleri cânibinden hüccet ve tapu ve temessük verilmemesine ziyâdesiyle dikkat olunacakdır.
(Hâtime)
Elli altıncı bend: Bu nizâmnâmenin i‘lânı târîhinden i‘tibâren evkâf müdürleri yedlerinde bulunan atîk lâyihanın hükmü cârî olmayacağı gibi evkâf müdürlerinin sûret-i harekât ve mu‘âmelât ve icrââtına dâir mukaddem ve muahhar verilen evâmir ve muharrerâtın dahi hükümleri kalmayacakdır. Ve ba‘d-ezîn işbu nizâmnâme ahkâmına mugâyir hâl ve hareket vukû bulur veyâhud icrââtında bir gûne
Kusûr