⚠️

Deneysel Transliterasyon (Orijinal kaynaklara danışınız!)

  • Burada görülen çıktı, büyük dil modeli tarafından üretilmiş ve herhangi bir düzeltmeden geçirilmeden, birebir yansıtılmıştır.
  • Bu metnin hatalar ve eksikler içermesi olasıdır. Sadece referans ve ön izleme amaçlı kullanılmalıdır. Daima birincil kaynaklara başvurunuz.
  • Düstur metni Kongre Kütüphanesi adresinden alınmıştır. (Turkey, and Abdülhamid Ii Collection. Düstur. [Istanbul: Matbaa-i Amire Ankara: Başbakanlık Basımevi, 1863] Periodical. https://www.loc.gov/item/ne62000951/.)
Page 405
Büyük Dil Modeli Tarafından Üretilen Metin
391

ve gerek kefilleri cânibinden tasdîk olunan kefâlet kayıdlarının zeylleri kendülerinüñ
el-mu’teber olan mühür veyâ imzâlarıyle temhîr ve imzâ ve tasdîk olunmak lâzım
olub fakat mühri ve yazısı olmayanların tahrîr kılınacak isimleri altına
parmaklarıyle vaz‘ edecekleri işâret kendülerinüñ sahîh imzâsı oldığı
İslâm ise İslâmdan ve Hristiyan ise Hristiyandan iki nefer mu’teber kimsenüñ
mühür veyâ imzâları ile tasdîk kılınacakdır.

On dördünci mâdde Sandıkdan ikrâz olunacak mebâliğ içün ‘ibâre-i
vâzıha ile medyûndan sened alınacak ve bununçün tutulan defter-i mahsûsa
yazılacak oldığından ve sandık vekîlleri dahi hîn-i ikrâzda hâzır
bulunacaklarından artık başka takyîdât ve tekellüfâta hâcet yoğise de akçenüñ
mikdârında yanlışlık vukû‘ına hîç bir gûne ihtimâl kalmamak içün bir âdeme
ikrâz olunan akçe kaç guruş ise meselâ felân memleket sandığından felân
âdeme felân târîhde şu kadar müddet içün şu kadar guruş ikrâz olunmuşdur
‘ibâresiyle pusula gibi bir küçük kâğıd yazılıb ve zeyli sandıkda mahfûz
sandık mühriyle temhîr idilüb borçlunuñ yedine virilecek ve soñra akçenüñ
teslîminde bir gûne şübhe ve ilişik zuhûriyle mürâca‘at lâzım gelür ise
bu varaka dahi ol vakit getürmesi borçluya ifâde kılınacakdır.

On beşinci mâdde Sandıklara alınacak ve ikrâz olunacak akçeler altun ve gümüş
her ne olur ise olsun kıymet-i hakîkîyesinden ya‘nî devletçe mu‘teber olan
ta‘rifesinden bir pâre noksan ve ziyâdesine alınub virilmeyecekdir.

On altıncı mâdde Deyn sâhibleri istikrâz etdikleri mebâliği müddet-i mu‘ayyeneleri
inkizâsından evvel getirdikleri hâlde almak teşettüt-i kuyûdı mûcib olacağından
hitâm-ı va‘deye bırakılacakdır ve fakat senedi mûcibince işlemiş fâizleri
güzeştesini virür ise o vakit güzeştesiyle berâber re’sü’l-mâlı kabûl olunacakdır
ve borçlarını teslîm idenlerin fâizleri bi’l-hisâb birlikde alınarak re’sü’l-mâlı
defâtir-i mahsûsasına yazılacakdır ve bir akçenüñ va‘desi gelüb de sâhibi
tecdîdini ister ise o müddete kadar fâizini virüb ve senedini tecdîd idüb
rehn ve kefâlet şerâ’itini dahi işbu ikinci va‘deye göre tecdîd ve te’mîne