⚠️

Deneysel Transliterasyon (Orijinal kaynaklara danışınız!)

  • Burada görülen çıktı, büyük dil modeli tarafından üretilmiş ve herhangi bir düzeltmeden geçirilmeden, birebir yansıtılmıştır.
  • Bu metnin hatalar ve eksikler içermesi olasıdır. Sadece referans ve ön izleme amaçlı kullanılmalıdır. Daima birincil kaynaklara başvurunuz.
  • Düstur metni Kongre Kütüphanesi adresinden alınmıştır. (Turkey, and Abdülhamid Ii Collection. Düstur. [Istanbul: Matbaa-i Amire Ankara: Başbakanlık Basımevi, 1863] Periodical. https://www.loc.gov/item/ne62000951/.)
Page 495
Büyük Dil Modeli Tarafından Üretilen Metin
481

( Mürûr ve ubûra dâir mevâd beyânındadır )

Yirmi birinci bend: Zokaklar mürûr ve ubûra mâni‘ ve hâil olan bi’l-cümle husûsâtdan hâlî ve berî olacakdır.

Yirmi ikinci bend: Ba‘zı esnâf menâfi‘-i mahsûsaları içün emlâk sâhibleriyle yek-cihet olarak zokaklardan bir zabt etmeleri bundan böyle memnû‘dur.

Yirmi üçüncü bend: Eşyâ ve esvâba dâir tabla ve fıçı ve zenbil ve seped ve sâir kablara konulan sebze ve meyve ve balık meselâ me’kûlâta mütedâir nesnelerin cümlesi bundan böyle yol üzerlerine vaz‘ olunması memnû‘ olduğundan bir gûna muhâlif hareket eden olur ise cezâ kânûnnâme-i hümâyûnun iki yüz elli dördüncü mâddesinde muharrer olduğu vechle bir beyaz beşlikden beş beyaz beşliğe kadar cezâ-yı nakdî ahzıyla mücâzât olunacakdır ve mükerreri hakkında dahi kânûnnâme-i mezbûrun sekizinci mâddesinde muharrer olduğu üzere cezâ-yı nakdî iki kat ahz olunacakdır.

Yirmi dördüncü bend: Meyhâne ve kahveci ve bu misillü esnâf-ı sâire ruhsat tahsîl etmeyerek zokaklara sandalye ve iskemle ve sofra vaz‘ ederek müşterilerini oraya cem‘ etmeleri bundan böyle memnû‘ olmağla bu misillü hareket eden olur ise cezâ kânûnnâme-i hümâyûnun iki yüz elli dördüncü mâddesine tatbîkan bir beyaz beşlikden beş beyaz beşliğe kadar cezâ-yı nakdî ahzıyla mücâzât olunur.

Yirmi beşinci bend: Zokaklarda ve meydan yerlerinde usûl-i belde ve inzibâta mugâyir olarak nâsın tecemmu‘ etmesi memnû‘ olmağın o makûle cem‘iyetin dağılması içün hükûmet tarafından verilen tenbîhâta itâat etmeyen olur ise umûr-ı zabtiye me’mûrlarına teslîm olunacakdır.

Yirmi altıncı bend: Tüccâr ve dükkâncı ve sâir hurda satıcılar sandık ve kutu ve sâir yüklerini vaz‘ ederek zokaklarda müddet-i medîde ikâmet etmeleri memnû‘ olmağla ya yollarını derhâl temizleyip süpürtmek ve çöp ve saman ve kepek ve odun ve bez parçaları gibi şeyler bırakmamak şartıyla yalnız mallarını çıkarmak içün kendilerine bir sâ‘at mehil müsâ‘ade olunacağından bunun mugâyirinde hareket eden olur ise cezâ kânûnnâme-i hümâyûnun iki yüz elli dördüncü mâddesine...