Büyük Dil Modeli Tarafından Üretilen Metin
489
Seksen sekizinci bend: Kesret üzere olan rûhlar mesâkin-i ahâlîden baîd mahalde vaz‘ ve tahzîn olunup dikkatlice nezâret olunmalıdır.
Seksen dokuzuncu bend: Envâ‘-ı şekerleme ve murabba ve meşrûb ve anberiye ve iksîr ve sâir buna mümâsil nesneleri hâvî olan şişeler üzerine yapanın yâhud zakkâkın ism ve resmini mübeyyin yâftaları yapıştırılmalı.
Doksanıncı bend: Şekerciler yapdıkları ve yâhud satdıkları şekerleme ve meşrûbât ve sâireden zuhûr eden kazâ içün zâtâ mes’ûliyet tahtındadırlar.
Doksan birinci bend: O misillü nesnelerin tüccârı ve dükkâncı ve pişiricileri hükûmetin taht-ı nezâret-i mahsûsasında olacaklardır.
Doksan ikinci bend: Zehirli mevâdd ahz ve i‘tâsı etmek isteyenler dâire müdîri tarafına haber verip dükkân ve mağazasının mahal ve mevki‘ini beyân ve ifâde edecekdir.
Doksan üçüncü bend: Eczâcı esnâfından başka kimesne zehirli mevâdd ve eczâ dirhem ile satmağa salâhiyeti olmayıp ancak toptan satmalıdır.
Doksan dördüncü bend: Kefâletsiz zehirli mevâdd ve eczâ fürûht etmek memnû‘ olmağla buna cesâret edenler hakkında Cezâ Kânûnnâme-i Hümâyûnu’nun yüz doksan altıncı mâddesine tatbîkan bir haftadan iki seneye kadar habs olunacak ve bir Mecîdiye altınından yirmi beş Mecîdiye altınına kadar cezâ-yı nakdî alınıp satdığı eşyâ dahi zabt kılınacakdır.
Doksan beşinci bend: Tıbbiye mekteblerinde rütbe kesb etmiş hakîm ve hayvânât tabîbleri reçetesi olmadıkça eczâcılar zehirli eczâ satamayacaklardır.
Doksan altıncı bend: Her hâlde zehirli mevâdd ve eczâ emniyet olunacak mahalde hıfz olunup ol mahaller dahi anahtar ile kilidli olacakdır.
Doksan yedinci bend: Kazâ ve tehlikeden vikâye olunmak içün zehirli mevâdd ve eczâ isti‘mâl olundukda yâhud bir mahalden dîger mahalle nakl olunmak içün sandık veyâ çuval ve harâra sardırılmakda dikkat-i tâm ile emr-i mezbûra iştigâl etmek gerekdir.
Doksan sekizinci bend: İşbu tedâbîre mugâyir hareketde bulunan kimesneler zâtâ mes’ûliyet tahtında olacaklardır.
62
Seksen sekizinci bend: Kesret üzere olan rûhlar mesâkin-i ahâlîden baîd mahalde vaz‘ ve tahzîn olunup dikkatlice nezâret olunmalıdır.
Seksen dokuzuncu bend: Envâ‘-ı şekerleme ve murabba ve meşrûb ve anberiye ve iksîr ve sâir buna mümâsil nesneleri hâvî olan şişeler üzerine yapanın yâhud zakkâkın ism ve resmini mübeyyin yâftaları yapıştırılmalı.
Doksanıncı bend: Şekerciler yapdıkları ve yâhud satdıkları şekerleme ve meşrûbât ve sâireden zuhûr eden kazâ içün zâtâ mes’ûliyet tahtındadırlar.
Doksan birinci bend: O misillü nesnelerin tüccârı ve dükkâncı ve pişiricileri hükûmetin taht-ı nezâret-i mahsûsasında olacaklardır.
Doksan ikinci bend: Zehirli mevâdd ahz ve i‘tâsı etmek isteyenler dâire müdîri tarafına haber verip dükkân ve mağazasının mahal ve mevki‘ini beyân ve ifâde edecekdir.
Doksan üçüncü bend: Eczâcı esnâfından başka kimesne zehirli mevâdd ve eczâ dirhem ile satmağa salâhiyeti olmayıp ancak toptan satmalıdır.
Doksan dördüncü bend: Kefâletsiz zehirli mevâdd ve eczâ fürûht etmek memnû‘ olmağla buna cesâret edenler hakkında Cezâ Kânûnnâme-i Hümâyûnu’nun yüz doksan altıncı mâddesine tatbîkan bir haftadan iki seneye kadar habs olunacak ve bir Mecîdiye altınından yirmi beş Mecîdiye altınına kadar cezâ-yı nakdî alınıp satdığı eşyâ dahi zabt kılınacakdır.
Doksan beşinci bend: Tıbbiye mekteblerinde rütbe kesb etmiş hakîm ve hayvânât tabîbleri reçetesi olmadıkça eczâcılar zehirli eczâ satamayacaklardır.
Doksan altıncı bend: Her hâlde zehirli mevâdd ve eczâ emniyet olunacak mahalde hıfz olunup ol mahaller dahi anahtar ile kilidli olacakdır.
Doksan yedinci bend: Kazâ ve tehlikeden vikâye olunmak içün zehirli mevâdd ve eczâ isti‘mâl olundukda yâhud bir mahalden dîger mahalle nakl olunmak içün sandık veyâ çuval ve harâra sardırılmakda dikkat-i tâm ile emr-i mezbûra iştigâl etmek gerekdir.
Doksan sekizinci bend: İşbu tedâbîre mugâyir hareketde bulunan kimesneler zâtâ mes’ûliyet tahtında olacaklardır.
62