Büyük Dil Modeli Tarafından Üretilen Metin
766
Hudânakerde bir harîk kesb-i cesâmet ve imtidâd edecek olur ise defter-i mahsûsunda muayyen mikdardan mâadâ dîger dâirelerden dahi harîk mahalline tulumbalar gelecekdir.
Harîk vukûbulan mahallin cihât-ı erbaasına yüzer nefer süvâri ve yüz piyâde ki cem'an seksen nefer asâkir-i zabtiye ile bir kordon ta'yîn olunarak ânın dâhiline seyirci olarak kimse kabûl olunmayacakdır.
Harîkin hîn-i zuhûrunda evvel be-evvel yetişmiş olan tulumbalardan mâadâ gelecek tulumbalar tertîb olunacak ve kordondan içerü giremeyip kordonun hâricinde ve münâsib mahalde ârâm ile me'mûrînin taleblerine intizâr eyleyecek ve me'mûrîn tarafından kendileri celb ve ikâme olunmadıkça kendiliklerinden kordon dâhiline giremeyeceklerdir ve hânelerine tulumba almak isteyenler harîk mahallinde tulumbaların idâresine me'mûr olanlara mürâcaat eyleyeceklerdir.
Harîka gelecek baltacılar dahi kordonun hâricinde oturup me'mûrlar istemedikçe içerüye giremeyecek ve emr verilmedikçe kendileri bir yeri kesip yıkamayacaklardır. Kancacılar dâimâ lâzım olduğundan anlar geldikleri ânda hemân kordondan geçip me'mûrînin yanlarına gelecek ve verilecek emr üzerine hareket eyleyeceklerdir.
Harîk mahallinde hânesi yanan ahbâ ve akrabâsına gelenler iâne içün geldiklerini ifâde eyledikde kordonda bulunan piyâde neferleri o âdemleri götürüp iâne edecekleri hâne sâhibine irâe ile kabûl ettikleri hâlde bırakıp avdet edecek ve şâyed hâne sâhibi bildiği olmadığını beyân ile kabûl etmeyip de ol şahsın sıfat ve hâlinde zâbıtaca dahi şübhe olunduğu hâlde ahvâli tahkîk olunmak üzere Bâb-ı Zabtiye'ye gönderilecekdir.
Harîk mahallinde vukûbulan zâyiâtın ekserîsi ashâb-ı büyûtun telâş ile bir takım mechûl-ül-ahvâl kesâna eşyâ teslîm etmesinden ve şuraya buraya bırakılmasından neş'et ettiğine binâen harîk zuhûr eden mahallin civârında bulunan zabtiye merkez ve karakolhânelerindeki zâbitân ve müfettişler merkez ve karakolhânelerde ikişer nöbetçi bırakıp kusûr neferâtı bi'l-istishâb harîk mahalline şitâb ile
Evvel
Hudânakerde bir harîk kesb-i cesâmet ve imtidâd edecek olur ise defter-i mahsûsunda muayyen mikdardan mâadâ dîger dâirelerden dahi harîk mahalline tulumbalar gelecekdir.
Harîk vukûbulan mahallin cihât-ı erbaasına yüzer nefer süvâri ve yüz piyâde ki cem'an seksen nefer asâkir-i zabtiye ile bir kordon ta'yîn olunarak ânın dâhiline seyirci olarak kimse kabûl olunmayacakdır.
Harîkin hîn-i zuhûrunda evvel be-evvel yetişmiş olan tulumbalardan mâadâ gelecek tulumbalar tertîb olunacak ve kordondan içerü giremeyip kordonun hâricinde ve münâsib mahalde ârâm ile me'mûrînin taleblerine intizâr eyleyecek ve me'mûrîn tarafından kendileri celb ve ikâme olunmadıkça kendiliklerinden kordon dâhiline giremeyeceklerdir ve hânelerine tulumba almak isteyenler harîk mahallinde tulumbaların idâresine me'mûr olanlara mürâcaat eyleyeceklerdir.
Harîka gelecek baltacılar dahi kordonun hâricinde oturup me'mûrlar istemedikçe içerüye giremeyecek ve emr verilmedikçe kendileri bir yeri kesip yıkamayacaklardır. Kancacılar dâimâ lâzım olduğundan anlar geldikleri ânda hemân kordondan geçip me'mûrînin yanlarına gelecek ve verilecek emr üzerine hareket eyleyeceklerdir.
Harîk mahallinde hânesi yanan ahbâ ve akrabâsına gelenler iâne içün geldiklerini ifâde eyledikde kordonda bulunan piyâde neferleri o âdemleri götürüp iâne edecekleri hâne sâhibine irâe ile kabûl ettikleri hâlde bırakıp avdet edecek ve şâyed hâne sâhibi bildiği olmadığını beyân ile kabûl etmeyip de ol şahsın sıfat ve hâlinde zâbıtaca dahi şübhe olunduğu hâlde ahvâli tahkîk olunmak üzere Bâb-ı Zabtiye'ye gönderilecekdir.
Harîk mahallinde vukûbulan zâyiâtın ekserîsi ashâb-ı büyûtun telâş ile bir takım mechûl-ül-ahvâl kesâna eşyâ teslîm etmesinden ve şuraya buraya bırakılmasından neş'et ettiğine binâen harîk zuhûr eden mahallin civârında bulunan zabtiye merkez ve karakolhânelerindeki zâbitân ve müfettişler merkez ve karakolhânelerde ikişer nöbetçi bırakıp kusûr neferâtı bi'l-istishâb harîk mahalline şitâb ile
Evvel