Büyük Dil Modeli Tarafından Üretilen Metin
126
( Mecelle-i Ahkâm-ı Adliye’den Kitâb-ı Hâdi Aşer )
( Vekâlet hakkında olup bir mukaddime ile üç bâbı müştemildir )
( Mukaddime )
( Ba’zı ıstılahât-ı fıkhiyye beyânındadır )
1449 Madde: Vekâlet bir kimse işini başkasına tefvîz etmek ve ol işde anı kendi yerine ikâme eylemekdir.
Ol kimseye müvekkil ve yerine ikâme eylediği kimesneye vekîl ve ol işe müvekkilün bih denilür.
1450 Madde: Risâlet bir kimse tasarrufda dahli olmaksızın bir kimesnenin sözünü diğerine teblîğ etmekdir.
Ol kimseye resûl ve ol kimesneye mürsil ve diğerine mürselün ileyh denilür.
Bâb-ı Evvel
( Vekâletin rükn ve taksîmi beyânındadır )
1451 Madde: Tevkîlin rüknü îcâb ve kabûldür.
Şöyle ki müvekkil şu husûsa seni vekîl etdim deyip de vekîl dahi kabûl etdim dese yâhud kabûlü müş’ir başkaca bir söz söylese vekâlet mün’akid olur.
Kezâlik vekîl bir şey söylemeyip de ol husûsun icrâsına teşebbüs eylese delâleten vekâleti kabûl etmiş olmakla tasarrufu sahîh olur.
Ammâ ba’de’l-îcâb vekîl red etse îcâbın hükmü kalmaz.
Binâen aleyh müvekkil bu husûsa seni vekîl etdim deyip de vekîl olacak kimesne kabûl etmem deyu red eyledikden sonra müvekkilün bihin icrâsına mübâşeret eylese tasarrufu sahîh olmaz.
1452 Madde: İzin ve icâzet tevkîldir.
1453 Madde: İcâzet-i lâhika vekâlet-i sâbıka hükmündedir.
Meselâ bir kimse fuzûlî âharın malını satdıkdan sonra mal sâhibine haber verip o dahi mücîz olsa evvelce anı vekîl etmiş gibi olur.
1454 Madde: Risâlet vekâlet kabîlinden değildir.
( Meselâ )
( Mecelle-i Ahkâm-ı Adliye’den Kitâb-ı Hâdi Aşer )
( Vekâlet hakkında olup bir mukaddime ile üç bâbı müştemildir )
( Mukaddime )
( Ba’zı ıstılahât-ı fıkhiyye beyânındadır )
1449 Madde: Vekâlet bir kimse işini başkasına tefvîz etmek ve ol işde anı kendi yerine ikâme eylemekdir.
Ol kimseye müvekkil ve yerine ikâme eylediği kimesneye vekîl ve ol işe müvekkilün bih denilür.
1450 Madde: Risâlet bir kimse tasarrufda dahli olmaksızın bir kimesnenin sözünü diğerine teblîğ etmekdir.
Ol kimseye resûl ve ol kimesneye mürsil ve diğerine mürselün ileyh denilür.
Bâb-ı Evvel
( Vekâletin rükn ve taksîmi beyânındadır )
1451 Madde: Tevkîlin rüknü îcâb ve kabûldür.
Şöyle ki müvekkil şu husûsa seni vekîl etdim deyip de vekîl dahi kabûl etdim dese yâhud kabûlü müş’ir başkaca bir söz söylese vekâlet mün’akid olur.
Kezâlik vekîl bir şey söylemeyip de ol husûsun icrâsına teşebbüs eylese delâleten vekâleti kabûl etmiş olmakla tasarrufu sahîh olur.
Ammâ ba’de’l-îcâb vekîl red etse îcâbın hükmü kalmaz.
Binâen aleyh müvekkil bu husûsa seni vekîl etdim deyip de vekîl olacak kimesne kabûl etmem deyu red eyledikden sonra müvekkilün bihin icrâsına mübâşeret eylese tasarrufu sahîh olmaz.
1452 Madde: İzin ve icâzet tevkîldir.
1453 Madde: İcâzet-i lâhika vekâlet-i sâbıka hükmündedir.
Meselâ bir kimse fuzûlî âharın malını satdıkdan sonra mal sâhibine haber verip o dahi mücîz olsa evvelce anı vekîl etmiş gibi olur.
1454 Madde: Risâlet vekâlet kabîlinden değildir.
( Meselâ )