Büyük Dil Modeli Tarafından Üretilen Metin
139
1461 Madde - Bey' ve şirâ ve icârede ve 'an ikrâr sulhde vekilin 'akdi müvekkiline izâfe kılması şart değildir.
Müvekkiline izâfe kılmayıp da nefsine izâfet ile iktifâ etmesi dahi sahîh olur ve iki sûretde dahi mülkiyet ancak müvekkiline sâbit olur.
Fakat 'akd eğer müvekkiline izâfe kılınmaz ise hukûk-ı 'akd 'âkide ya'nî vekile 'âid olur.
Ve eğer müvekkiline izâfe kılınır ise hukûk-ı 'akd dahi müvekkile 'âid olur ve bu sûrette vekil resûl gibi olur.
Meselâ vekil bi'l-bey' 'akdi müvekkiline izâfe kılmayıp da nefsine izâfet ile iktifâ ederek müvekkilin bir malını sattıkda mebî'i müşteriye teslim etmeğe mecbûr olur.
Ve semeni müşteriden taleb ve kabz edebilir ve mal müşteriye bir müstehık çıkıp da ba'de'l-hükm zabt olunsa müşteri vekil bi'l-bey'e rücû' eder ya'nî verdiği semeni ondan ister.
Ve vekil bi'ş-şirâ 'akdi bu vechle müvekkiline izâfe kılmaksızın iştirâ eylediği malı kabz eder ve mal-ı müşterânın semenini müvekkilinden almasa bile kendi malından bayi'e vermek üzere cebr olunur.
Ve mal-ı müşterâda 'ayb-ı kadîm zuhûr etse redd içün vekilin muhâsamaya hakkı olur ammâ vekil eğer 'akdi müvekkiline izâfe kılmış ise meselâ filânın tarafından bi'l-vekâle sattım yâhûd filân içün aldım diyerek 'akd-i bey' eylemiş olsa ol hâlde ânifen beyân olunan hukûk-ı 'akd hep müvekkile 'âiddir.
Ve bu sûrette vekil resûl hükmünde kalır.
1462 Madde - Risâletde hukûk-ı 'akd mürsele 'âid olur resûle aslâ ta'alluk etmez.
1463 Madde - Bey' ve şirâ ve îfâ ve istîfâ-yı deyne ve kabz-ı 'ayıne vekil olan kimsenin cihet-i vekâletden dolayı makbûzu olan mal kendi yedinde vedî'a hükmündedir bilâ-ta'addî ve lâ-taksîr telef olsa zamân lâzım gelmez.
Cihet-i risâletden dolayı resûlün yedindeki mal dahi kezâlik vedî'a hükmündedir.
1464 Madde - Medyûn borcunu dâine gönderip de kable'l-vüsûl resûl yedinde telef olduğu sûretde eğer medyûnun resûlü ise medyûnun malından
1461 Madde - Bey' ve şirâ ve icârede ve 'an ikrâr sulhde vekilin 'akdi müvekkiline izâfe kılması şart değildir.
Müvekkiline izâfe kılmayıp da nefsine izâfet ile iktifâ etmesi dahi sahîh olur ve iki sûretde dahi mülkiyet ancak müvekkiline sâbit olur.
Fakat 'akd eğer müvekkiline izâfe kılınmaz ise hukûk-ı 'akd 'âkide ya'nî vekile 'âid olur.
Ve eğer müvekkiline izâfe kılınır ise hukûk-ı 'akd dahi müvekkile 'âid olur ve bu sûrette vekil resûl gibi olur.
Meselâ vekil bi'l-bey' 'akdi müvekkiline izâfe kılmayıp da nefsine izâfet ile iktifâ ederek müvekkilin bir malını sattıkda mebî'i müşteriye teslim etmeğe mecbûr olur.
Ve semeni müşteriden taleb ve kabz edebilir ve mal müşteriye bir müstehık çıkıp da ba'de'l-hükm zabt olunsa müşteri vekil bi'l-bey'e rücû' eder ya'nî verdiği semeni ondan ister.
Ve vekil bi'ş-şirâ 'akdi bu vechle müvekkiline izâfe kılmaksızın iştirâ eylediği malı kabz eder ve mal-ı müşterânın semenini müvekkilinden almasa bile kendi malından bayi'e vermek üzere cebr olunur.
Ve mal-ı müşterâda 'ayb-ı kadîm zuhûr etse redd içün vekilin muhâsamaya hakkı olur ammâ vekil eğer 'akdi müvekkiline izâfe kılmış ise meselâ filânın tarafından bi'l-vekâle sattım yâhûd filân içün aldım diyerek 'akd-i bey' eylemiş olsa ol hâlde ânifen beyân olunan hukûk-ı 'akd hep müvekkile 'âiddir.
Ve bu sûrette vekil resûl hükmünde kalır.
1462 Madde - Risâletde hukûk-ı 'akd mürsele 'âid olur resûle aslâ ta'alluk etmez.
1463 Madde - Bey' ve şirâ ve îfâ ve istîfâ-yı deyne ve kabz-ı 'ayıne vekil olan kimsenin cihet-i vekâletden dolayı makbûzu olan mal kendi yedinde vedî'a hükmündedir bilâ-ta'addî ve lâ-taksîr telef olsa zamân lâzım gelmez.
Cihet-i risâletden dolayı resûlün yedindeki mal dahi kezâlik vedî'a hükmündedir.
1464 Madde - Medyûn borcunu dâine gönderip de kable'l-vüsûl resûl yedinde telef olduğu sûretde eğer medyûnun resûlü ise medyûnun malından