Büyük Dil Modeli Tarafından Üretilen Metin
161
Egerçi bu suret bir dereceye kadar ıslah-ı vazife-i matlubeye hizmet
etmekde ise de mehakim-i hukukiyece bu babda icra olunacak tedkikatın
eşkal ve derecatı muayyen ve mahdud olmamakla yine ara sıra vesail-i cüz’iye ve hafife
ile ba’zı deavinin mehakim-i cezaiyeye gönderilmekde olduğu ya’ni mahkemece
tedkikat-ı vakıanın suret-i muttaridede cereyan etmediği anlaşildiğından mehakim-i
merkumeye ba’zı izahat ve talimat itasına lüzum görünmüşdür.
Şöyle ki bu makule deavilerin mehakim-i hukukiyeden mehakim-i cezaiyeye gönderilişi iki
sebebden münbais olarak anın birisi hat ve hatemi inkar edenler hakkında teveccühle
muamele olunacağına dair nizamat-ı mevcudede bir gûna sarahat olmadığı misillü
usul-i muhakeme kanun-i umumisi vaz’ olununcaya kadar hukuk-ı adiye mahkemelerinde
muvakkaten desturü’l-amel olan usul-i muhakeme-i ticaret nizamnamesinin otuz yedinci
maddesinde hat ve hatem tahkik ve tatbiki fasl-ı mahsusunun dahi henüz tanzim
ve ilan olunmaması ve diğeri ibraz olunan sened müddeaaleyhe irae olundukda
benim değildir, tasannu’dur veyahud sahtedir yolunda ita-yı cevab etmesinden
dolayı mevad-ı cezaiyeye mülabis bir da’va-yı fer’iye tehaddüs etmesi kaziyeleri
olup ancak yukarıda beyan olunduğu vechle istintak maddesi cezayı
müstelzim olan ef’ale ve mehakim-i cezaiyenin vezaifi dahi bu ef’ali bi’r-rü’ye
cezalarını tayin ve hükme münhasır olarak mevad-ı hukukiyece isbat-ı müddei ise
müddeaaleyhe aid olduğundan işin içinde sahihan bir sahtekarlık veya cezayı
müstelzim sair bir şey olduğu anlaşılmadıkça mahkeme-i cezaiyeye havalesiyle
deavi-i hukukiye ashabının mücrimin ve müttehemin misillü istintak edilmesi bi’l-vücuh
mugayir-i kanun ve ma’delet oldukdan başka pek çok kesan mücerred hasımlarını
bununla uğraşdırub asıl da’vayı sürüncemede bırakmak üzere heman mühür
ve imzalarını inkar ederek bu yüzden dahi ibtal-i hukuku müeddi bir takım sû’-i
ahval vukuu mücerreb ve meşhud olduğuna ve halbuki bu makule münazaatın
fasl ve rü’yeti mehakim-i hukukiyenin cümle-i vezaifinden olduğu marrü’l-beyan
otuz yedinci madde-i nizamiyeden müstanbat olduğu misillü bir da’vanın rü’yeti
esnada diğer bir da’va hadis oldukda ol emirde işbu hadis olan
da’va rü’yet ve hasm olunarak ba’dehû asıl da’vanın rü’yet ve faslı ve bu cihetle
Egerçi bu suret bir dereceye kadar ıslah-ı vazife-i matlubeye hizmet
etmekde ise de mehakim-i hukukiyece bu babda icra olunacak tedkikatın
eşkal ve derecatı muayyen ve mahdud olmamakla yine ara sıra vesail-i cüz’iye ve hafife
ile ba’zı deavinin mehakim-i cezaiyeye gönderilmekde olduğu ya’ni mahkemece
tedkikat-ı vakıanın suret-i muttaridede cereyan etmediği anlaşildiğından mehakim-i
merkumeye ba’zı izahat ve talimat itasına lüzum görünmüşdür.
Şöyle ki bu makule deavilerin mehakim-i hukukiyeden mehakim-i cezaiyeye gönderilişi iki
sebebden münbais olarak anın birisi hat ve hatemi inkar edenler hakkında teveccühle
muamele olunacağına dair nizamat-ı mevcudede bir gûna sarahat olmadığı misillü
usul-i muhakeme kanun-i umumisi vaz’ olununcaya kadar hukuk-ı adiye mahkemelerinde
muvakkaten desturü’l-amel olan usul-i muhakeme-i ticaret nizamnamesinin otuz yedinci
maddesinde hat ve hatem tahkik ve tatbiki fasl-ı mahsusunun dahi henüz tanzim
ve ilan olunmaması ve diğeri ibraz olunan sened müddeaaleyhe irae olundukda
benim değildir, tasannu’dur veyahud sahtedir yolunda ita-yı cevab etmesinden
dolayı mevad-ı cezaiyeye mülabis bir da’va-yı fer’iye tehaddüs etmesi kaziyeleri
olup ancak yukarıda beyan olunduğu vechle istintak maddesi cezayı
müstelzim olan ef’ale ve mehakim-i cezaiyenin vezaifi dahi bu ef’ali bi’r-rü’ye
cezalarını tayin ve hükme münhasır olarak mevad-ı hukukiyece isbat-ı müddei ise
müddeaaleyhe aid olduğundan işin içinde sahihan bir sahtekarlık veya cezayı
müstelzim sair bir şey olduğu anlaşılmadıkça mahkeme-i cezaiyeye havalesiyle
deavi-i hukukiye ashabının mücrimin ve müttehemin misillü istintak edilmesi bi’l-vücuh
mugayir-i kanun ve ma’delet oldukdan başka pek çok kesan mücerred hasımlarını
bununla uğraşdırub asıl da’vayı sürüncemede bırakmak üzere heman mühür
ve imzalarını inkar ederek bu yüzden dahi ibtal-i hukuku müeddi bir takım sû’-i
ahval vukuu mücerreb ve meşhud olduğuna ve halbuki bu makule münazaatın
fasl ve rü’yeti mehakim-i hukukiyenin cümle-i vezaifinden olduğu marrü’l-beyan
otuz yedinci madde-i nizamiyeden müstanbat olduğu misillü bir da’vanın rü’yeti
esnada diğer bir da’va hadis oldukda ol emirde işbu hadis olan
da’va rü’yet ve hasm olunarak ba’dehû asıl da’vanın rü’yet ve faslı ve bu cihetle