⚠️

Deneysel Transliterasyon (Orijinal kaynaklara danışınız!)

  • Burada görülen çıktı, büyük dil modeli tarafından üretilmiş ve herhangi bir düzeltmeden geçirilmeden, birebir yansıtılmıştır.
  • Bu metnin hatalar ve eksikler içermesi olasıdır. Sadece referans ve ön izleme amaçlı kullanılmalıdır. Daima birincil kaynaklara başvurunuz.
  • Düstur metni Kongre Kütüphanesi adresinden alınmıştır. (Turkey, and Abdülhamid Ii Collection. Düstur. [Istanbul: Matbaa-i Amire Ankara: Başbakanlık Basımevi, 1863] Periodical. https://www.loc.gov/item/ne62000951/.)
Page 184
Büyük Dil Modeli Tarafından Üretilen Metin
170

Üzerine mahkûmun-lehin talebiyle mahkûmun-aleyh celb ve ihzar olunduktan
ve hakkında sadır olan ilâmın kendisine tebliğ olunup olunmadığı sual
ve tahkik olunarak tebliğ olunmadığı anlaşılırsa bir kıt’a suret-i musaddakası
bâ-ilmühaber i’tâ ve tebliğ kılındıktan sonra mahkûmun-aleyh hükm-i ilâmı kabul
eylediği halde icraya mübaşeret olunacak ve kabul etmeyip de itiraz ale’l-
hükm veyahut istinaf veyahut temyiz edeceğini beyan eylediği takdirde eğer ilâm
mezkûr evvelce kendisine tebliğ olunmuş ise tarafeynin cemiyete vürûdu gününden
ve eğer tebliğ olunmamış ise cemiyetçe tebliği tarihinden i’tibâren on beş gün
mehil verilecektir.

İkinci madde: Zikr olunan on beş gün mehlin inkizâsında mahkûmun-aleyh
itiraz ale’l-hükm veyahut istinaf veyahut temyiz istid’âsını i’tâ eylediğine
dair havâle cemiyetinin veyahut istid’ânın havâle olunduğu mahkemenin bir ilm
ve haberini ibraz ve irâe eder ise hükm-i ilâmın icrâsı te’hir olunup
öyle bir ilmühaber ibraz etmez ise icraya bed’ ve mübaşeret olunacaktır.
Şu kadar ki mahkûmun-aleyh icra cemiyetine âti’z-zikr te’minâttan birini vererek
Usûl-i Muhâkeme Nizâmnâmesi’nde istinaf ve temyiz için muayyen olan mühletlerin
mürûruna değin icrâyı te’hir etmek ister ise kabul kılınacaktır. Te’minât-ı
mezkûre mahkûmun-bihin te’diyesine muktedir kefil veyahut nakid veyahut borsada
tedâvül eden her nevi evrâk-ı mu’tebere veyahut mücevherât ve evânî-i sîm ve zer
gibi zî-kıymet eşyâ-yı menkûle veyahut emlâk-ı sırfadan ibâret olacak
ve icra cemiyeti dahi verilen te’minâta mukâbil mahkûmun-aleyh yedine bir kıt’a
makbuz ilmühaberi verecektir. Ve bir de verilen te’minât emlâk-ı sırfadan
ise bunların senedâtı teslim olunacak ve keyfiyet Dersaâdet’te Tahrir İdâresi’ne
ve taşrada hükûmet-i mahalliye tarafından arâzi me’murlarına bildirilecektir.

Üçüncü madde: Mahkûmun-aleyh ber-minvâl-i muharrer kefâlet veyahut te’minât
verdikten sonra istinaf ve temyiz için kefâlet i’tâsına mecbur değildir.
Fakat te’minât yerine emlâk veyahut emvâlinin seköstrosu kabul olunmuş olup da
dâyini kefâlet veya te’minât-ı cedîde talep eder ise seköstronun fekkiyle
kefâlet yâ te’minât alınmak lâzım gelir.

(Dördüncü)