Büyük Dil Modeli Tarafından Üretilen Metin
178
Deavi içün bila-havale doğrudan doğruya verilecek arzuhallerin
kabulüne me’zuniyet i’tasıyla beraber bundan dolayı melhuz olan karışıklığa
meydan verilmemek içün her nasıl deaviye dair olur ise olsun bir mahkemeye
öyle bir istid’anamenin vürudunda kabul ve kayd olunmazdan evvel tarafeyn celb
olunarak davanın keyfiyet-i asliyesi bittehkik mahkemenin vazifesi dahilinde
olduğu ve mehakim-i saireden birine havale olunmamış idüğü tahakkuk ettikten
sonra usulü vechle rü’yetine teşebbüs olunması ve eğer mahkemenin vazifesi
haricinde olduğu veyahut diğer tarafın istid’ası üzerine mehakim-i
saireden birine havale kılınmış bulunduğu anlaşılır ise istid’anamenin
üzerine muhtasarca derkenar edilerek sahibine red edilmesi lazım geleceğinden
mahkemelere verilecek me’zuniyetle beraber bu yolda bir vazife-i cedide dahi tayin
kılınması
Salisen merkez ve mevki mahkemelerine gelen deavinin içinde ellişer altmışar
kuruşluk pek çok alacak davaları olup hususuyla ekmekçi ve bakkal
ve kasap gibi esnaf ile şunda bunda olan beşer onar kuruş alacakları
içün yaptıkları defterleri mahkemelere takdim etmeleriyle ve bunlar ise mehakimi pek ziyade
işgal etmekde bulunmasıyla mehakimin asıl vazifeleri dahilinde bulunan mesalih
ve umurun sekte ve halelden muhafazası zımnında bu makule deavi-i hasise ve cüz’iye
içün bir kaide ittihazı lazımeden olarak çünkü muhakeme havale olunan maddelerin
rü’yet ve hükmü ibtida bunların kayd ve zabtı ve tarafeynin celbi ve müddet-i nizamiyesinin
tayini ve ilamının tahririyle tekrar kaydı ve mahkum aleyhe tebliği misillü bir çok
muamelata muhtaç olmasıyla bir davanın mutazammın olduğu kıymet ne kadar cüz’iyattan
olsa en büyük ve mühim madde hakkında meşrut ve muayyen olan muamelatın onda dahi
tamamen icrası mehakimce taht-ı mecburiyetde olup onar yirmişer kuruşluk
maddelerin ayrı ayrı bu kadar muamelata tahammülü olmadığına ve mukaddema vilayetlerin
te’sisi esnasında mehakimin ilamat ve mazbata harçlarına dair yapılıp
neşr olunan talimat hükmünce mahkemeye gelen davalardan kırk kuruşa kadar
olan maddelerin sulhan bitirilmesi mümkün olamadığı halde gayet muhtasar
olarak hükmen rü’yetiyle kararını mutazammın mahkum leh yedine ilmühaber kalemli
(Memhur)
Deavi içün bila-havale doğrudan doğruya verilecek arzuhallerin
kabulüne me’zuniyet i’tasıyla beraber bundan dolayı melhuz olan karışıklığa
meydan verilmemek içün her nasıl deaviye dair olur ise olsun bir mahkemeye
öyle bir istid’anamenin vürudunda kabul ve kayd olunmazdan evvel tarafeyn celb
olunarak davanın keyfiyet-i asliyesi bittehkik mahkemenin vazifesi dahilinde
olduğu ve mehakim-i saireden birine havale olunmamış idüğü tahakkuk ettikten
sonra usulü vechle rü’yetine teşebbüs olunması ve eğer mahkemenin vazifesi
haricinde olduğu veyahut diğer tarafın istid’ası üzerine mehakim-i
saireden birine havale kılınmış bulunduğu anlaşılır ise istid’anamenin
üzerine muhtasarca derkenar edilerek sahibine red edilmesi lazım geleceğinden
mahkemelere verilecek me’zuniyetle beraber bu yolda bir vazife-i cedide dahi tayin
kılınması
Salisen merkez ve mevki mahkemelerine gelen deavinin içinde ellişer altmışar
kuruşluk pek çok alacak davaları olup hususuyla ekmekçi ve bakkal
ve kasap gibi esnaf ile şunda bunda olan beşer onar kuruş alacakları
içün yaptıkları defterleri mahkemelere takdim etmeleriyle ve bunlar ise mehakimi pek ziyade
işgal etmekde bulunmasıyla mehakimin asıl vazifeleri dahilinde bulunan mesalih
ve umurun sekte ve halelden muhafazası zımnında bu makule deavi-i hasise ve cüz’iye
içün bir kaide ittihazı lazımeden olarak çünkü muhakeme havale olunan maddelerin
rü’yet ve hükmü ibtida bunların kayd ve zabtı ve tarafeynin celbi ve müddet-i nizamiyesinin
tayini ve ilamının tahririyle tekrar kaydı ve mahkum aleyhe tebliği misillü bir çok
muamelata muhtaç olmasıyla bir davanın mutazammın olduğu kıymet ne kadar cüz’iyattan
olsa en büyük ve mühim madde hakkında meşrut ve muayyen olan muamelatın onda dahi
tamamen icrası mehakimce taht-ı mecburiyetde olup onar yirmişer kuruşluk
maddelerin ayrı ayrı bu kadar muamelata tahammülü olmadığına ve mukaddema vilayetlerin
te’sisi esnasında mehakimin ilamat ve mazbata harçlarına dair yapılıp
neşr olunan talimat hükmünce mahkemeye gelen davalardan kırk kuruşa kadar
olan maddelerin sulhan bitirilmesi mümkün olamadığı halde gayet muhtasar
olarak hükmen rü’yetiyle kararını mutazammın mahkum leh yedine ilmühaber kalemli
(Memhur)