Büyük Dil Modeli Tarafından Üretilen Metin
352
ve kasabat ile zikr olunan Kavala ve Yenice Karasu ve Samsun’da bulunanların her birinden bir ve üçüncü takım beldelerde olanların beherinden dahi yarım ve bi'l-cümle gezgincilerden bilâ-istisnâ birer buçuk yüzlük altını resm-i be'iyye alınacaktır.
Altmış yedinci madde: Be'iyye resmi ve verilen tezkeresinin hükmü bir senelik olarak ashâbı bu resmi beher sene şubat içinde verip yeni tezkere almak lâzımdır.
Altmış sekizinci madde: Be'iyye resmi her sene mart ibtidasından evvel idareye bi'l-îfâ tezkere alınmak muktazî olup senenin birinci altı ayı içinde müceddeden be'iyye tezkeresi talep edenler resmi bir senelik olarak tamam vermeye mecbur olup senenin ikinci altı ayı hulûlünden yani eylül duhûlünden sonra be'iyye tezkeresi alanlar bir senelik resmin nısfını i'tâ ederek alacakları tezkerenin hükmü dahi gelecek marta kadar mu'teber olur. Bir dükkân veyâ gezginci tütünle beraber başka emti'a satsa dahi resm-i be'iyyeyi bilâ-noksan îfâ eder.
Altmış dokuzuncu madde: İşbu dükkâncı ve mağazacı ve gezginciler fabrikalarda i'mâl olunmuş ve paket ve kutulara vaz' ile bandırolları yapıştırılmış olan ve her dürlü şüpheden ârî bulunan tütün ve cıgar ve cıgarat ile enfiye ve ağız tütününden mâ'adâ her ne hey'et ve sûretde olur ise olsun başka tütün ve cıgar ve cıgarat ve enfiye ve ağız tütünü satamazlar.
Yetmişinci madde: İşbu dükkâncı ve mağazacıların dükkânlarıyla gezgincilerin yükleri rüsûmât me'murları tarafından istenildiği vakit mu'âyene ve teftîş ve taharrî olunur. Binâenaleyh tütün satılan dükkân ve mağazada sâir eşyâ bulunur ise dahi bu hâl ol mahallin me'murlar taraflarından teftîş ve taharrî edilmesine mâni' olamaz. Şu kadar ki mezkûr dükkân ve mağaza sâhibi teb'a-i ecnebiyyeden olup da taharrîye râzı olmadığı sûretde yirmi altıncı maddede gösterilen kâ'ide vechle mensûb olduğu devletin konsolatosundan me'mur istenilip me'murun vürûdunda birlikde usûl-i taharrî ve teftîş icrâ kılınacaktır. Me'mur vakt-i mu'ayyende gelmediği hâlde madde-i mezkûrede muharrer olduğu üzere vürûduna intizâr olunmayarak hükûmet ve rüsûmât me'murları ma'rifetiyle teftîş ve taharrî edilecektir.
( Yetmiş birinci )
ve kasabat ile zikr olunan Kavala ve Yenice Karasu ve Samsun’da bulunanların her birinden bir ve üçüncü takım beldelerde olanların beherinden dahi yarım ve bi'l-cümle gezgincilerden bilâ-istisnâ birer buçuk yüzlük altını resm-i be'iyye alınacaktır.
Altmış yedinci madde: Be'iyye resmi ve verilen tezkeresinin hükmü bir senelik olarak ashâbı bu resmi beher sene şubat içinde verip yeni tezkere almak lâzımdır.
Altmış sekizinci madde: Be'iyye resmi her sene mart ibtidasından evvel idareye bi'l-îfâ tezkere alınmak muktazî olup senenin birinci altı ayı içinde müceddeden be'iyye tezkeresi talep edenler resmi bir senelik olarak tamam vermeye mecbur olup senenin ikinci altı ayı hulûlünden yani eylül duhûlünden sonra be'iyye tezkeresi alanlar bir senelik resmin nısfını i'tâ ederek alacakları tezkerenin hükmü dahi gelecek marta kadar mu'teber olur. Bir dükkân veyâ gezginci tütünle beraber başka emti'a satsa dahi resm-i be'iyyeyi bilâ-noksan îfâ eder.
Altmış dokuzuncu madde: İşbu dükkâncı ve mağazacı ve gezginciler fabrikalarda i'mâl olunmuş ve paket ve kutulara vaz' ile bandırolları yapıştırılmış olan ve her dürlü şüpheden ârî bulunan tütün ve cıgar ve cıgarat ile enfiye ve ağız tütününden mâ'adâ her ne hey'et ve sûretde olur ise olsun başka tütün ve cıgar ve cıgarat ve enfiye ve ağız tütünü satamazlar.
Yetmişinci madde: İşbu dükkâncı ve mağazacıların dükkânlarıyla gezgincilerin yükleri rüsûmât me'murları tarafından istenildiği vakit mu'âyene ve teftîş ve taharrî olunur. Binâenaleyh tütün satılan dükkân ve mağazada sâir eşyâ bulunur ise dahi bu hâl ol mahallin me'murlar taraflarından teftîş ve taharrî edilmesine mâni' olamaz. Şu kadar ki mezkûr dükkân ve mağaza sâhibi teb'a-i ecnebiyyeden olup da taharrîye râzı olmadığı sûretde yirmi altıncı maddede gösterilen kâ'ide vechle mensûb olduğu devletin konsolatosundan me'mur istenilip me'murun vürûdunda birlikde usûl-i taharrî ve teftîş icrâ kılınacaktır. Me'mur vakt-i mu'ayyende gelmediği hâlde madde-i mezkûrede muharrer olduğu üzere vürûduna intizâr olunmayarak hükûmet ve rüsûmât me'murları ma'rifetiyle teftîş ve taharrî edilecektir.
( Yetmiş birinci )